23 Şubat 2019 Cumartesi, 11:10
Perihan ŞAHİN BAL
Perihan ŞAHİN BAL p.bulut@hotmail.com Tüm Yazılar

OTİZM NE İLE BESLENİR?

OTİZM NE İLE BESLENİR?

Siz hiç?

Lugar deliğine bişiler tıkan genç bir deli kanlı gördünüz mü ? Onun için, o lugar deliğinin işlek bir caddenin ortasında olmasının hiçbir önemi yoktur!

Ya da plajda tanımadığı bir kadının mayosunun askısı katlandıysa, onu düzeltmeye çalışan başka bir genç?

Sokak ta gördüğü bebek arabalarına yada motosiklete dokunmadan duramayanını?

Açık çekmece ve dolap kapaklarına tahammül edemeyeni,

Yada yerdeki en ufak çöpü veya saç kılını alıp çöpe atan başka otizmli birini…

Gördünüz mü hiç?

Evdeki halı bir milim kaydıysa ondan inanılmaz rahatsızlık duyanını,

Pazarda yere düşen patates, soğan ,patlıcan ne varsa alıp tezgaha koymadan oradan geçemeyenini,

Ya saatlerce lavoba suyunu akıtanını,

Elini uzun uzun yıkayanını tanıdınız mı hiç?

Evde gece asla lamları kapattırmayanını?

Her gün okul yolunda takip ettiği tabelanın birisi yerinden kalktıysa krize giren başka bir otizmli var.

Kolilerce kola aldırtıp onu lavabodan dükerken keyifleneni?

Yapmazsa bu davranışını öfke patlaması yaşayan birini hayal edebiliyor musunuz?

Denize illaki aynı plaj çatasıyla gitmek isteyen başka bir otizimliyi,

Kendi klozetinden başka klozete oturamayanını,

Kıştan yaza girerken şortu,

Yazdan kışa girerken pantolon giymeyi reddeten bir çocukla başetmek çok zorrrr!

Sürekli sıvı ve su içme takıntılı olanına,

Camdan kış yaz demeden kağıt uçurttan başka bir otizmliye,

Rastladınız mı hiç?

Ben de otizmli oğlumun yukardaki takıntılardan bazılarından muzdaribim..

Balkondan aşağı ne bulduysa attığı yıllar çok şükür geride kaldı.

Sürekli evden ve okuldan planlayıp kaçma takıntısıda bitti.

Tanımadığı insanlara bile sarılma huyuda yok oldu çok şükür…

Biri biterken başka bir takıntı yerini alıyor.

Siyah arba kapılarını açma takıntısıyla tanıştık bir yıldır!

Yıllardır süren ip takıntısı sürüyor….

Takıntılarının içinde en çok bu takıntısını seviyorum..

Rengarenk ipler alırım ona..

Başka çocuklar gibi çikolata, oyuncak yada sevdiği yiyeceği istemez!

İp ister sadece!

Tığ ile zincir çekmiş gibi, muntazam düğümler atar elleriyle..

Ben bu takıntıyı besliyorum.

Çünkü bu takıntı bir uğraş, bir el becerisi olarak görüyorum..

Bağladığı, düğümlediği ipleri atmıyorum, biriktiriyorum,

Onlarla bileklikler,

Lavanta torbacıklarına bağcıklar ve resim yapmada kullanıyoruz.

Ama diğer takıntılarıyla boğuşuyoruz..hayatımızı çok zorlaştırıyor.

Yaşamdan bezdiriyor adeta bu takıntılar bizide… onuda!!!

Tüm bunlara sebeb olan!!!

Otizmmm!

Ahhh otizm ahhh!!!

Öbür dünyada iki elim yakanda..

Bize neleeeer yaşattın neleer!!

Senin yüzünden…hep bir yanımız eksik!!

Kalem gibi yakışıklı, boylu poslu… otizmli oğlumamı yanayımm?

Kardeşine yaşatamadıklarımıza mı yanayım?

Babamızın yaşayamadıklarına mı?

Yoksa yapmak istediğim ama yapamadığım bir dolu şeye mi?

Elim ayağım çoğu zaman bağlı, kendimi köstekli gibi hissediyorum!!!

Bu durumu sadece ben ve ailem yaşamıyor…

Son yıllarda nede çok duyar oldunuz değil mi otizmi?

Çünkü hızla artıyor.

Karşıma çıkan insanlar oğlum yanımdaysa bize yaklaşıp;

‘’Benim de kuzenim otizmli’’,

‘’Benimde yakınım da otizmli var’’,

‘’Bizim ailede de var’’, gibi çok benzer cümleler duyuyorum.

Halbuki bundan 10-15 yıl önce öylemiydi bu cümleler?

O ne? nasıl bir rahatsızlık?

Spastik mi?

Bulaşır mı? gibi sorular soruyorlardı…

Keşke toplum otizmi hiç bilmeseydi! Otizm hiç olmasaydı…hiç artmasaydı!

Otizmli bir çocuğa sahip olmak çok zor!

Eğer onu anlayamazsanız, öfke nöbeti geldiğinde;

Hiç ummadığınız bir zamanda, hiç beklenmedik bir yerde hiç yapılmaz denilen şeyleri yapabilirler..

Çünkü en büyük engelimiz;

Kendini ifade edememek..iletişimde zorluklar yaşamak.

Bazen komik bazen de traji komik takıntılarımız.

Her otistik çocuğun illaki sıkça yaşadığı birkaç takıntısı vardır.

Otizmin belirtisinde iletişim sorunları ve takıntılı davranışlar ilk sırada yer alır.

Takıntılı davranışların tedavisinde anne, baba ve öğretmen faktörü çok önemlidir.

Bazı takıntılarla başadebilirken bazılarıyla çok zorlanırız.

Gelelim takıntıların nasıl oluştuğuna;

Eğitim alamayan otizmli,

Hiçbir meşgalesi olmayan ve

Çok yalnız bırakılan otizmli,

Sıkça reklamları ve tekrar eden görselleri izleyen otizmli çocuklarımızda,

Yanlış davranış ve yanlış eğitime maruz kalan, çocuklarda takıntılara sıkça karşılaşıyoruz.

Hiç takıntısı olmayan bir otizmli tanımıyorum.. Çünkü yok öyle biri.

Hatta bizleri otizmden çok takıntılar yoruyor..

Peki takıntılarla nasıl başedeceğiz?

Kimi zaman görmemezden gelerek,

Bazen dikkatini başka şeylere, başka yöne yönlendirerek,

Kimi zaman bolca sorumluluk vererek,

İstediği birşeyi, her istediğinde yapmayarak,

Uzun süre tek başına bırakmıyarak,

Ama illlaki kararlı, sabırlı ve motive edici bir ebeveyn ve eğitmen davranışı sergileyerek,

Çoğu zamanda el yordamıyla, deneye yanıla doğru davranışı buluyoruz.

Otizmin tıbben bir tedavisi şimdilik yok.

Tek tedavi yöntemimiz erken tanı ve erken eğitime başlamak..

Otizmli çocuklarımızda hedeflediğimiz durum;

Akranlarına benzer davranışlar sergileyebilmesi,

Sosyal yaşama uyum sağlayabilmesi,

İletişiminde başarı ve kendini ifade edebilmesi,

Öğrenmeye açık olabilmesi,

Birde o lanet takıntılardan kurtulabilmek.

Galiba otizmin tüm yakıtı takıntılar.

Otizm takıntıyla besleniyor!

Takıntısız bir yaşam dileklerimle.

Perihan şahin BAL 22/02/2019 Antalya

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz