10 Ağustos 2018 Cuma, 16:20
Perihan ŞAHİN BAL
Perihan ŞAHİN BAL p.bulut@hotmail.com Tüm Yazılar

BU KÖY NE KOKUYOR?

BU KÖY NE KOKUYOR?

Önceleri sadece adını biliyorduk.

Birde kokusunu,

Birde rengini…

Sanki bizim memleketimiz de yetişmez sanır,

ütopik bir bitkiymiş gibi düşünürdük…

Şarkılarımıza ve şiirlerimize bile konu olmayı başarmıştı ama lavantalar.

Bir Türkü de gönlünü almıştır sevgilisinin

”Bir şişe lavantayla”.

Bir başka şarkıda ise;

‘’Gün olur unutursan eğer, bir demet lavanta hatırlatır beni sana’’ der ayrıldığı yarine.

Nazım hikmet de şiirinde;

“Bu el hafiften benzin, tütün ve bayıltıcı bir lavanta kokuyordu.” Der.

Lavantalarla adını duyuran öyle bir köy varki!

Lavanta tarlalarıyla tüm ülkeyi methi sardı…

Akın akın insanlar geliyor köye.

Eskiden kuş konmaz kervan geçmez bir köy olan Kuyucak köyü,

şimdi ürün gelirinden çok turizm geliri köyü haline gelmiş.

Eskiden de köylüler boş durmuyormuş elbet…

Gül tarlaları varmış..bağ bahçe..hayvancılık filan..

Lavantanın köye gelişiyle, şimdi çok başka herşey!

Bundan 45–50 yıl önce iki değerli insan,

İki öngörüsü güçlü vatan sever, Fransa’dan lavanta fideleri getirmişler..

Araştırmalarına göre memleketleri ıspartanın iklimi toprak yapısı bu bitkiye uygunmuş..

Keçiborlu gülyağı fabrikası sahibi Zeki Konur ve

Kuyucaklı Robert genel müdüdürü Nihat Yılmaz getirdikleri 30-35 kök fideyi köylülere dağıtmışlar.

Köylüler gül bahçelerinin yanlarına süs bitkisi gibi ekmişler lavanta fidelerini..

Derken hepsi öbek öbek büyümüş…

Buranın yerini ,toprağını havasını çok sevmiş lavantalar.

Her öbek 40 -50 fide olmuş..

Çoğaldıkça çogalmışşş…

Derken tüm köy lavantaya bürünmüş ..gül bahçelerini çoktan sollamış…

Gül bülbülü deği! lavantayı kıskanır hale gelmiş..

Kuyucak mora bürünmüş…

Her haziran ve temmuz ayında atmosfer buram buram lavanta kokar olmuş…

Merak ettik bizde gittik…

Anlatılanı dinlemekle, yerinde görmek çok farklı bişi..

Resmen büğülendimmm..

Lavantalar çok edalı ,

Lavantalar çok gizemli,

Görkemli ve eşsiz duruyorlardı..

Döndük döndük baktık…

Baktık baktık fotoğraf çekindik..

Her fotoğraf birbirinden güzel çıktı..

İster lavanta öbeğinin önünde durun ister arkasında…

Gelenleri büyüledi..gidenleri özletti…

gelen birdaha.. birdaha geldii

Köy lavanta ürünleri ve kocaman bir film sahnesine büründü…

Fotoğrafçılar akın akın buraya gelip burda çekti modelleriyle fotoğraflarını,

Sizde gelin!… sizde görün!

Şimdi tam hasat zamanı,

Bir daha görmek nasipse eğer, seneye haziranı bekliyeceğiz.

Kuyucağa yakın başka bir köyde bundan on- onbeş yıl önce,

Lavanta ekecek bir girişimciye bütün köylü ilk başlarda;

‘’Bu deli bu kadar parayı çorak dağa gömüyor’’demişlerdi

Ama üç sene sonra o deli dedikleri adamın yaptığını yapmış hepsi…

İlginç ce sıradışı iş fikirler bazan öncü olabiliyor.

Yeter ki cesur olmak lazım, risk almak ve araştırmak lazım.

Lavanta yetiştiriciliğine daha çok köyün kaadınları el atmış.

Kolundaki bileziği satmış, ahırdaki ineğini satmış

lavantacılık iş fikrini benimsemiş bu kadınlar.

Önce kooperatif kurmuşlar…

Lavanta yetiştiriciliği,

Lavanta fide yetiştiriciliği,

Gelen ziyaretcilerin konaklama, yemek ve alış verişleri…

Lavantadan elde edilen ürünlerin satış standları,

Bu işin kazanç kolları olmuş.

Standtda neler yok ki;

Lavanta sabunu, lavanta yağı,

Lavanta kremi, lavanta parfümü, oda spreyi,

Lavantalı dondurma. Lavantalı lokunlar, lavanta çayı,

Lavanta demetleri, taçları,

Daha neler neler..

Rengarenk daha çok mor ve lila rengi hakim standa.

Lavanta köye gelince köyün gelir düzeyini apayrı bir yöne ve seviyeye taşımış.

Bu köyde imece var,

dostluk var,

misafir perverlik var.

Bu köyde buram buram çalışkanlık kokusu tütüyor,

Bu köy girişimcilik kokuyor…

Bu köyyy…

Lavantaaa kokuyor…

Perihan şahin bal 31/07/ 2018 Burdur /Kuyucak

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz