Nilhan KIRDI sordu, Türkiye ve Çin Üzerine Söyleşi

02 Ocak 2015 Cuma, 20:02

Yeniden Merhabalar Sevgili okurlar,

Bu ay sizlere TÜÇİAD Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti İşadamları Dostluk ve Dayanışma Derneği Başkanı Sayın Kemal KOÇAK’ı sizlere tanıtmak istiyorum. Sayın Koçak bizi çok şık bir ortamda aynı zamanda Çin Restoranı ve Derneğin de en iyi temsil edildiği mekanda ağırlıyor. Keyifli Çin çayına, Çin böreği de eşlik ediyor tabiki en keyiflisi yaptığımız sohbet oluyor.. Şimdi hazırsanız bu sohbetin en çarpıcı noktalarını sizlere aktarmak istiyorum.

Sayın Kemal KOÇAK öncelikle bize biraz kendinizden ve çalışma hayatınızdan bahsedebilir misiniz?

İnsanın kendisini tarif etmesi gerçekten zordur, 1947 Ocak doğumluyum. Ankara’da Alman’ ların kurduğu Yapı Enstitüsü’nde, inşaatçılığı temelinden okumuş biriyim. Ardından mühendislik fakültesinde, hem okudum hem çalıştım. İnşaat bölümü, demiryolu ulaştırma dalı mezunuyum. 1974’e kadar kamu kuruluşlarında çalıştım, ardından bir arkadaşımla kendi şirketimizi kurarak özel sektöre adım attım ve Bazı kamu ve özel bina, tatil sitesi, fabrika vb. inşaatları proje-inşaat kontrol mühendisi, şantiye şefliği ve müteahhitlik yaptım.
Ayrıca, o yıllarda İŞ Adamları Derneği olarak sadece İstanbulda TUSİAD vardı. Anadolu’da SİAD’ların yaygınlaşması amacı ile Ankara’da ilk, ASİAD,Ankara Sanayici ve İş Adamları Derneğinin kuruluşunda emeği geçen üyelerden biriyim ki,daha sonra bu İş Adamları Dernekleri yani SİAD’lar bütün illerde kurulmaya ve örgütlü bir şekilde başarılı çalışmalar yaptıkları herkes tarafından bilinmektedir.. Örneğin.Antalya’da ANSİAD gibi…
Aynı yıllarda mezun olduğum Ankara Devlet Müh. Ve Mimarlık Yüksek Okulu İnşaat Bölümünden gelen bir teklif üzerine yaklaşık 6 yıl part-time uzman asistanlık yaparken, yeni çıkan YÖK yasasından yararlanarak hazırladığım tezimin kabulünün ardından bu kez öğretim görevlisi olarak 1978-1988 arası Ankara’da ve Konya’da hocalık yaptım.
Tam da severek yerleşmeyi düşündüğüm Antalya’ya, Ulaştırma Bakanlığı DLH Bölge Müdürü olarak atanmam istenince derhal kabul ettim ve yeniden Kamu hizmetine bu kez bürokrat olarak geri dönmüş oldum ve 1992-1998 arası Antalya’ya hizmet ettim. Henüz düzgün bir iç hatlar terminali bile yokken turizmimizin başkenti bu güzel kentimize İlk dış hatları terminalini kazandırdık..
Ayrıca, sahillerdeki bütün yat limanlarında emeğimiz var. Turizmci gözüyle, ülkeyi seven bir insan olarak ne kadar güzel yatırım varsa bunlara canı gönülden, bir kamu görevlisi olarak değil, bir özel sektör gibi çalışarak memleketimize kazandırdık.
Hizmette 30 yılımı doldurmuştum ki, bu kez de İngiltere menşeili bir yakınımın uluslararası faaliyet gösteren şirketinden aldığım teklif üzerine, derhal kamudan emekliliğimi isteyip yeniden özel sektöre geçerek üst düzey yöneticilik yaptım ki, bu şirketimiz, genelde Çin’le Ticaret yaptığından Çin’le tanışıklığım da o zamandan başlamış oldu.
Ayrıca bir Sivil Toplum önderi olarak, Türkiye’de ilk defa yaklaşık 110 Dernek ve Vakıf Başkanlarından oluşan adeta bir üst federasyon gibi olan ‘’Antalya Gönüllü Sivil Toplum Kuruluşları Güç Birliği Platformu ‘’ nu yasal olarak Antalya’da kurduk bu platformda 5 kişilik kurucu yürütme kurulu üyesinden birisi olarak görev yapmaktayım. Her ay güncel önemli bir konuda konferanslar tertip etmekte, üye vakıf ve derneklerin faaliyetlerine de destek vermekteyiz.
Aynı zamanda bir eğitimci olarak, başarılı fakat ekonomik yönden yetersiz olan Üniversite Öğrencilerine burs veren bir vakfın Antalya Şube Başkanlığını da yapmaktayım. Onlara sadece burs vermekle kalmayıp her ay örneğin; Madde bağımlılığı, İnternet bağımlılığı, hızlı okuma ve iyi anlama gibi önemli konularda seminerler düzenlemekteyiz. Ev tutan öğrencilerimize geçen yıl 14 kamyon ev eşyası dağıttık.
Bütün bunların yanında Antalya Kent Konseyi, Antalya İnşaat müh.odası komisyonlarında da aktif üye olarak görev yapmakta ve toplumumuza yararlı hizmetlerde bulunmaktan oldukça zevk almaktayım. Aslında bugün Batılı ülkelere bakacak olursak bir ferdin en az 7-8 sivil toplum kuruluşuna üye olup işlerinin yanında oralarda da projeler ürettiklerini görürüz. Aynı performansı ülkemin güzel insanları niçin yapmasın? Ben buradan yediden yetmiş yediye tüm insanlarımızı sivil toplum kuruluşlarına üye olmalarını ve bu mutluluğu yaşamalarını tavsiye ediyorum.

10352375_610875382350237_4349245117994859572_n


Peki TÜÇİAD (Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti İşadamları Dostluk ve Dayanışma Derneği)’ı kurma fikri nasıl oluştu?

Türkiye’ye getirilen bazı düşük kaliteli Çin ürünlerinin negatif algısından dolayı, hem Türk hem de Çin’li yetkililer bu durumdan rahatsızdı. Ülkece bu kötü gidişi telafi etmek amacı ile kötü mal getirenlerin aksine daha ciddi ve güvenilir iş adamlarımızı örgütleyip güç birliği kurarak, eski İpek Yolu ticaretini canlandırmayı, sadece almak yerine Çin’e de mal satmayı ve diğer batılı iş adamlarının yaptığı gibi Çin’lilerle işbirliği yaparak birlikte üretip, birlikte dünyaya satmayı, bir bakıma KAZAN-KAZAN prensibini amaçlayan iş adamlarımızı bir çatı altında buluşturmayı amaçladık. Çin Büyük Elçiliğimizin de teşviki ile Çin’de diplomat olarak görevlerde bulunmuş ve yurda dönmüş olan Hong-Kong, Pekin ve Şangay da eski Ticaret Baş müşavirlerinden oluşan kurucularımızla TUCİAD kuruldu.
1469978_800550656659977_6705513320399731398_n
Derneğinizin Türkiye için misyonu nedir?

Türk ve Çin Halk Cumhuriyeti üye iş adamları arasında iletişimi kurarak, sorunsuz ve gelişen iş birliği sağlamak, iletişim ve danışmanlık konularında referans noktası olmaktır
Çin’le ilişkileri her boyutta daha sağlıklı hale getirmek için Biz iki konuya öncelik verdik. Birincisi Çin’le ilgili Türkiye’deki bütün kamu, özel kuruluş ve sivil toplum örgütlerini bir üst federasyon çatısı altında toplayarak güç birliği oluşturmak, ikincisi de bu gün artık şehirlerimizin tamamında Çin’le direkt veya dolaylı ticaret yapan iş adamlarımıza faydalı olabilmek amacı ile belirli illerin ticaret odaları ile temasa geçerek o ilin ve ya da şehrin, güvenilir simalarına temsilcilikler vererek İşadamlarımızın örgütlü bir şekilde doğru ticaret yapmalarına destek olmaya çalışmaktayız.
Bütün bunların yanında aynı zamanda Çin’in belirgin şehirlerinde de yine güvenilirliğini kanıtlamış Üyelerimize de temsilcilikler vererek orada da üyelerimizin daha sağlıklı ilişkiler kurmalarına yardımcı olmaya çalışmaktayız. Zira, bu temsilcilerimiz uluslarası Danışmanlık yaptıkları için ofislerinde hukukçusundan ticaretçisine kadar kadroları ile hem Türk ve hem de Çin yasalarının günün gelişen koşullarını takip ederek işadamlarımızın sıkıntı çekmeden ticaret yapmalarına yardımcı olmaktadırlar.

Kemal Bey sizin Genel Başkan olma süreciniz nasıl oldu peki?

Daha öncede değindiğim gibi, Çin’le tanışıklığım, CEO’luğunu yaptığım ve Çin’le ticaret yapan özel sektörde başlamıştı ki; Artık, emekliliğimin tadını çıkarmak üzere firmadan ayrıldığım bir sırada, Ankara’da yeni kurulmuş ve tesadüfen çok kısa süre kiracım da olan TUCİAD Genel merkezince bana Antalya şube başkanlığı görevi verildi. Çok kısa sürede En başarılı şube olduk ve genel kurulda genel merkez şubeler genel koordinatörlüğü görevine getirildim. Genel başkanımız tekrar yurt dışına dış ticaret baş müşavir olarak atanınca, Ankara’da Ankara merkez ofisimiz, inş. yük. müh Can Adiloğlu’nun başkanlığında Eser Holding bünyesinde faaliyetlerine devam ederken Can Başkanında Afrika’daki işleri nedeniyle sürekli bulunamayacağı ve zaten Ankara ve İstanbul’a gelen Çinli konuklarımızı Antalya’da ağırladığımız için ve Çin’lilerin de Antalya’yı çok tercih etmeleri ayrıca en tecrübeli kişi olarak benim Başkan olmam gündeme geldi. Antalya dan ayrılamamam nedenleriyle, yapılan genel kurulda genel başkan olarak ben ve yönetim kurulu üyelerimiz de Antalya’dan seçildik ve böylece genel merkezi Antalya’ya taşıma kararı aldık ve TUCİAD’ı yaklaşık iki yıldır Antalya’da yürütüyoruz.

TÜÇİAD olarak biraz faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?

Kuruluşumuzdan bugüne kadar Çin diline ağırlık vermeye çalıştık. Milli Eğitim Müdürlüğü ile protokol yaptık. Halk eğitim merkezinde Çince kursları başlattık. Kültür Müdürlüğü’yle protokol yaptık ve Çince bilen üyelerimizle Çin’den gelen kültür heyetini, özellikle Pekin Operasını ve Tiyatrosunu Antalya’da sahneledik. Antalya olarak Haikou ve Kunming şehirleriyle kardeş şehir olduk. Çin’de Haikou ve Antalya kardeş şehir parkını törenle açtık. Nanjing ile Muratpaşa’yı kardeş şehir yaptık. Ayrıca eski valimizle Çin’e giderek, Shanadong eyalet Ticaret odasıyla TÜÇİAD olarak iş birliği protokolü imzaladık. Çin Uygur heyetini ağırladık Çin’ce bilen üyelerimizle Belediyelere, kamu ve özel kurum ve kuruluşlara destek vermeye devam ediyoruz. Çin’e talepler oldukça iş adamlarımızı ve dostlarımızı götürüyoruz. Çin’liler heyetler halinde Derneğimizi ziyaret ediyorlar.
Ankara Dil tarih coğrafya Fakültesi Sinoloji bölüm ve öğrencilerine Akdeniz üniversitesi İktisat Fakültesine ‘’Büyüyen Çin Küçülen Dünya’’ seminerleri verdik. İstanbul Tüyap’ta geçtiğimiz baharda bir fuar şirketiyle işbirliği yaparak yaklaşık 250 Çin’li firmanın katıldığı Çin fuarını başarı ile tamamladık hatta, Çin büyükelçiliği yetkilileri, İstanbul Başkonsolosu ve delegasyonu, Tekstil Kent Başkanıyla birlikte Açılış kurdelesini kestik. Hatta Antalya Valimiz ve Muratpaşa Bel.Başkanımız fuarda konuklarımız olarak bizlere onur verdiler…
Turizm, ticaret, kültür yani birçok alanda Çin’le ilişkileri arttırmaya çalışıyoruz. Basında adımızın “kötü Çin malı getiren iş adamlarına karşı kurulmuş dernek” olarak geçtiğimizi görüyoruz. Sadece mal almak yerine, onların ucuz girdilerini kullanarak birlikte üretip, Batılı ülkelerin yaptığı gibi dünyaya mal satmak gibi bir ulvi görevi, iş adamlarımıza yönlendirmeye çalışıyoruz.
Ayrıca, her ay ‘’Bir üye İş yerinde akşam beş çayı’’ sloganı ile sırayla üyelerimizin neler yaptıklarını yerinde görmek ve kaynaşmalarını sağlamak üzere üye ziyaretleri yapmaktayız.

10730936_610879315683177_5743928284010395642_n

Sizce Çin’e yatırım yapmak isteyen iş adamlarımız nelere dikkat etmeli?

Sağlıklı ticaret iletişimi için o ülkenin kültürünü iyi bilmek gerek. Bir ülkenin kültürünü anlayabilmek için önce dilini öğrenmemiz gerek. Çin dili eğitiminin yaygınlaşması gerektiğini düşünüyorum. Biz her ne kadar üniversitelerde bunu vermeye çalışsak da, ağaç yaş iken eğilir düşüncesiyle; bunu, tabana; ilkokula, ortaokula ve liseye yaymaya çalışıyoruz. Bu doğrultuda Milli Eğitim ile temas hâlindeyiz, Çin’de1,5 milyar insan tarafından konuşulan bir dil, hatta bir o kadar da dünyanın her tarafına yerleşmiş ve konuşan çin’lilerin olduğu dikkate alınırsa ÇİN’cenin önemi kendiliğinden ortaya çıkıyor. Ayrıca bu gün Dünya da hiçbir kimse yoktur ki Çin mallarıyla karşılaşmamış ve de kullanmamış olsun Zira, bu gün bir çok üyemiz fabrikalarında ve işyerlerinde artık batının çok pahalı makinaları yerine aynı kalitede olmasına rağmen çok daha ekonomik rakamlara mal ettikleri Çin teknolojisini kullanmaktadırlar ve hiçbir sorunda yaşamamışlardır.Yani,Çin’de çok çok kailteli mallar da üretilmektedir..Mühim olan doğru adamların yine doğru kişi ve firmalarla ilişki kurabilmeleri ve özellikle sözleşmelerini,her iki ülkenin günün gelişen yasa ve kurallarına uygun yapmalarıdır. Ama maalesef,Birçok insan, firmalar bize başlarına iş geldikten sonra başvuruyor. Biz bunu baştan iyi niyetle kullandık, bazı durumlarda yardımcı olduk ama bazıları sanki beklentimiz olacakmış gibi sorunu çözdükten sonra teşekkür dahi etmeden gittiler. Onun için artık sadece üyelerimize destek veriyoruz. Hem Çin, hem de Türk yasalarını bilen temsilciliklerimiz ve elçiliklerimiz sayesinde daha sağlıklı ilişki ve ticaret yapmaya ve yaptırmaya çalışıyoruz.Nitekim,Çin’lilerin güzel bir Ata sözü gibi altın kuralı var ki…’’ÖNCE TANIŞIP DOST OLALIM,SONRA TİCARET KENDİLİĞİNDEN GELİR..’’ilkesini çok beğenirim.
Yani,Önce ‘’Güven.’’herkes için geçerli değil mi?..
Ayrıca İş adamlarımız,bu gün genelde Çin’le Ticarette doyuma ulaşmış belirli birkaç büyük şehire odaklanmış durumdalar.Oysa, Çin’in daha başka bölgelerinde ve eyaletlerinde her türlü vergi ,kira vb. kolaylıklar sağlayan muafiyetlerden de yararlanmak da mümkün…

Yakın gelecekte gerçekleştirmeyi düşündüğünüz projeleriniz var mı?

Şu an öncelikli olarak iş birliği protokolü imzalanması konusunda bütün kuruluşlarla iletişim halindeyiz. Bunun yanında Çin’deki eyaletlerde temsilcilikler açıyoruz, ikinci projemiz de şehirlerimizde temsilcilikler açmak olacak.

10418427_610872799017162_7408166663231110852_n

Gençlerin Çin’e yönelmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Biz ışık tutacağız, tecrübelerimizi yansıtacağız, gençler de yürütecek. Bu görevin gençlerin görevi olduğunu, tamamen içten gelen bir duyguyla söylüyorum. Bizim eforumuz yeterli gelmiyor ama tecrübelerimiz var. Çince bilen ve ya okuyan bizden her türlü desteği alabiliyor. Zira,geçmişte biz de aynı sıralardan geçtik.Bu gün bu tecrübelere erişmemiz, zamanında bizim elimizden tutan büyüklerimizin sayesinde olmuştur. Onlara müteşekkiriz ki,bu vefa borcumuzun bedelini bizden sonrakilere tecrübelerimizi aktararak ödeyebileceğimizin bilinci ve sorumluluğunu taşımaktayız.
Zira, insana yatırım en ulvi ve en faydalı yatırımdır.
Gençlerimize tavsiyem ‘’Dünyanın Organize sanayi Bölgesi ‘’ haline gelmiş Çin’i ve Çin’ceyi önemsesinler.
Bir öğretim görevlisi ve eğitimci olarak geleceğimizin teminatı göz bebeğimiz gençlerimize sahip çıkmak en kutsal görevimizdir.
Aslında bu dev Kıta Çin’i denince üç gün zevkle konuşabiliriz. Ancak, şimdilik bu kadarı yeterli olmuştur sanırım.
Size bu söyleşiye fırsat verdiğiniz ve bizim sesimiz olduğunuz için şahsınızda tüm camianıza çok teşekkür ederim.

10352375_610875382350237_4349245117994859572_n
Kıymetli okurlarım, önümüzdeki ay farklı bir konu ve konukla yeniden sizlerle olmak üzere diyorum. Keyifli bir söyleşiyi sizler de arzu ederseniz lütfen benimle irtibata geçiniz. Ben Nilhan TURAN KIRDI şimdilik hoşçakalın diyorum..

www.antalyakadin.com
nilhankirdi@hotmail.com

FOTOLAR; Muhammet BEKMEZ

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz