25 Kasım 2025 Attalos Pati Gonulluleri basin aciklamasi
Bugün burada toplanma amacımız İstanbul valisinin yayınladığı genelge ile sokakta “kontrolsüz hayvan beslenmesinin yasaklanmasi” kararı ve bu kararın ülke geneline yayılması endişesi.
Sayin Vali, besleme yasağı ile ilgili yayınladığınız genelgenin kanunda bir geçerliliği yoktur. Genelge kanundan ustun degildir ve hayvanların beslenmesini yasaklamak yasanin ruhuna aykırıdır. 5199 sayılı hayvanlari koruma kanunu sahipsiz hayvanların aç susuz birakilmamasini açıkça belirtir. Dolayisiyla, sokak hayvanlarının beslenmelerini engelleyen uygulamalar , kanunun amacına da aykırıdır.
Her canlı gibi hayvanlarda yaşamlarını sürdürebilmek icin beslenmek zorundadır. Onların yiyeceğe ulaşmasını engellemek , doğrudan yasam hakkina müdahaledir. Bu durum yalnızca idari bir karar değil, ayni zamanda etik bir sorun, bir toplumun vicsanini zedeleyen bir karardır.
Türkiye de hayvan haklarini koruyan temel mevzuat 5199 sayılı Hayvan haklari koruma kanununu olup, ” sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlarin” ac ve susuz birakilmamasi gerektigi acikca belirtilmiştir. Dolayisi ile yasak bu yasa ile celismektedir. Ayrıca Avrupa Birliği hayvan refahı yönergeleri ve Birleşmiş Milletler sürdürülebilir kalkınma amaçları da hayvanlarin korunmasını destekleyen Uluslararası standartlar sunmaktadır ki , bu çerçevede yerel yönetimlerin besleme yasağı kararlarinin hukuki mesruiyeti tartışmalıdır.
Sosyolojik açıdan bu karar tehlike olusturmaktadir; besleme yasağı karari toplumda kutuplaşma yaratır, hayansever bireylerle hayvanlardan rahatsız olan kesimler arasında gerilim yaratır. Bu durum ortak yaşam kültürünü zedeler ve toplumsal huzuru olumsuz etkiler.
Hayvan besleme yasağı, modern kentlerin insancıl değerleri ile bagdasmamaktadir. Gercek sürdürülebilirlik , insanla birlikte tüm canlıların yasam hakkina saygı duyulan bir şehir ekolojisi ile mümkündür.
Yasaklarin gerekcesi genellikle hijyen veya saldirganlik olur. Kedi ve kopekleri ac bırakmak ise sorunları cozmez ,bilakis sorun oluşturur. Ac kalan bir hayvan stresli ,agresif korkak olur , yemek bulmak için de cop karıştırıp hijyen açısından sıkıntı oluşturabilir. sıkıntılardan biri de açlık, hastalik ve ölüm oranını artırır. Bu da ekolojik dengeyi ciddi zararlar verir. Aclik hayvanlari insanlara yaklaşmaya zorlar ki bu da şikayetlerin artmasına sebep olur. Karni tok hayvan sakin, bulunduğu bölgeden uzaklaşmayan, çevreye asla zarar vermeyen bir canlı olur.
Yasaklar degil , dogru yönetim çözüm getirir. Hayvanseverlerle işbirliği yapmak çözümün bir parçasıdır.
Merhamet bir toplumun aynasıdır. Bir toplum en savunmasız olanlara nasil davrandığı ile ölçülür. Sokak canlarını beslemek bir “lütuf ” degil insan olmanın gereğidir. Yasaklar toplumun vicdanini susturmak demektir ki bu topraklarda hiçbir kimse vicdanına kilit vurdurmaz.
Bu genelgeyi derhal geri çekiniz. Bu yanlış karardan vazgeçiniz.
Yaşam haktır, yaşatmak iradedir. Masumların canını almak güç değil kanun değil çaresizlik içinde kıvranan cehaletin kararıdır.
Sayın Antalya valisi Hulisi Şahin; icisleri bakan yardımcısı Antalya yi ziyeret etmis ve sizlerinde orada oldugu basina kapali bir toplantı düzenlenmiş. Bu toplantida alınan kararlardan bir tanesi yaşlı ve ya hasta olan pitbull cinsi köpeklerin öldürülmesi yönündeymis. Cogu yıllardır küçük kafeslerde mahkum edilen , yaşamaya çalışan kopekler. Onlara verilen bu ceza zaten yeteri kadar ağırken bu köpeklerin oldurulmesi kararı biz Antalya da yaşayan hayvanseverleri derinden üzdü. Bununla ilgili açıklamanızı bekliyoruz. Bu öldürmelerin sonrası, sokaklarimizdan toplanan , yıllarca emek verdiğimiz sevdiğimiz yaşlı kopeklerimiz mi olacak? Bakan yardımcısı 1 yıl içerisinde Antalya da kopek sorunu diye birsey kalmayacak derken ne demek istedi? Barinak ziyaretlerinizde köpeklerin istiflendigi alanları gördünüz mu? Bu durumu nasil cozeceksiniz ? Hayvan refahı konulu bir toplantıda barinaklarin durumu da konusuldu mu, yerinde gözlem yapildi mi?
Yasanin 2028 e kadar verdigi sure var ama alelacele kopekler toplanıyor ve emirlere verilen süre 2026 ya çekildi. Günde 100 kopek toplanması emri ile hareket ediyor belediyeler . Bu emri siz mi verdiniz ? Buyuksehir belediyesinin rehabilitasyon kapasitesi buna uygun değil bunu yaptığımız ziyaretlerde gördük. Kafesler dolduktan sonra nasil bir yol izlenecek?
Barinaklarin seffaf olmasını, bizlerin ziyaretine kapattiklari alanları acmalarını istiyoruz. Tamamen seffaf olunmalı. Mahallemizden toplanan kopekleri görebilmek, yeri geldiğinde onlarla vakit geçirmek istiyoruz. Sahiplenme şartlarının ağırlaştıgi ve evlerimize alamadığımız kopeklerimizle alanda vakit geçirmek bizlerin en doğal hakkı. Onlar kisirlastirmalarini, aşılarını, tedavilerini ve beslemelerini yaptığımız hergun birlikte olduğumuz evlatlarimiz bizim. Bu konudaki hassasiyetimize kulak vermenizi istiyoruz.
Belediye barinagi çalışanlarının veteriner hekimsiz narkotik ilaçlar kullanmasının önüne gecilip denetlenmesini istiyoruz ki birçok kopegimiz daha barinaga gitmeden bu sebepten öldü. Bizim artik tahammulumuz kalmadi kopeklerimizi kaybetmeye. Hayvan refahı esas ise , toplanan tum köpeklerin ve kedilerin refahı için kac kopek toplandığından ziyade , içerideki refah ortamının sağlanması için denetimlerin artırılması gerekiyor. Gereğinin yapılmasını arz ediyoruz.
