ARALIK AYI ENFLASYONU
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan 2015-Aralık ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Çetin açıklamasında şunları kaydetti:
“2015 Aralık ayı enflasyonu bir önceki aya göre TÜFE’de % 0,21, Yİ-ÜFE’de % -0,33 olarak açıklanmıştır. Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında % 8,81, yurt içi üretici fiyatlarında % 5,71 olmuştur.
Bir önceki aya göre en büyük artış gıda ve alkolsüz içeceklerde
Ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış % 1,24 ile gıda ve alkolsüz içecekler, % 0,53 ile ev eşyası ve % 0,45 ile çeşitli mal ve hizmetler gruplarında gerçekleşmiştir. Giyim ve ayakkabı grubunda ise % 1,98 ve ulaştırma grubunda % 0,57 oranında düşüş gözlenmiştir.
Yıllık bazda ise en yüksek artışların sırasıyla % 13,23 ile lokanta ve oteller, % 11,56 ile eğlence ve kültür ve % 11,00 çeşitli mal ve hizmetler gruplarında gerçekleştiği görülmektedir.
Aralık ayı zam şampiyonu sivri biber
Aralık ayında en yüksek artış gösteren ürün % 34,31 ile sivri biber olurken bu ürünü % 30,75 ile patlıcan izlemiştir. En fazla düşüş ise % 24,30 ile portakal, % 13,66 ile kivi ve % 7,60 ceket (kadın için) olmuştur.
Mevsim etkisi ile klasik Antalya enflasyonu yaşandı
Aralık ayı enflasyonu beklentilerin üzerinde gerçekleşmiş olsa da kış koşullarının sebze fiyatlarına etkisinden dolayı klasik Antalya enflasyonunun yaşandığını söyleyebiliriz. TÜFE’de aylık gıda enflasyonu %0.30 olarak gerçekleşmiş, giyim ve akaryakıt fiyatlarında düşüş etkisiyle aylık TÜFE artışı %0.21’de kalmıştır. Önümüzdeki aylardan itibaren ürün arzının artması ve ihracatın yavaşlamasıyla birlikte gıda enflasyonu düşmeye başlayacaktır.
2016’da çift haneli enflasyon riski gündemde olacak
Bununla birlikte çekirdek enflasyonun çift haneye yaklaşması, döviz kuru artışı etkisinin devam etmesi ve daha önemlisi asgari ücret artışı nedeniyle çift haneli enflasyon riski 2016 yılında gündemde olacaktır. Yıllık %8.81 TÜFE artışına gıda grubu 2.64, kira-konut bakımı-su grubu 1, otomobil fiyatları 0.98, lokanta-otel grubu 0.92, ev eşyaları 0.85, giyim 0.66 katkı yapmış olması, yıllık enflasyonun son dört yılın en yüksek enflasyonuna ulaşması, döviz kuru kaynaklı genel eğilime ve ayrıca enflasyon katılaşmasına işaret etmektedir.
Yİ-ÜFE ise, 2015 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre % -0,33, bir önceki yılın Aralık ayına göre % 5,71, bir önceki yılın aynı ayına göre % 5,71 olmuştur.
Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe % 1,92 düşüş, imalat sanayi sektöründe % 0,27 düşüş, elektrik ve gaz sektöründe % 0,52 düşüş ve su sektöründe % 1,05 artış olarak gerçekleşmiştir.
Bir önceki aya göre endekslerin en fazla düşüş gösterdiği alt sektörler; kok ve rafine petrol ürünleri (%-9,75), ham petrol ve doğal gaz (%-7,73), metal cevherleri (%-1,99) alt sektörleridir. Buna karşılık tütün ürünleri (%2,23), suyun toplanması, arıtılması ve dağıtılması (%1,05) ve içecekler (%0,97) bir ay önceye göre endekslerin en fazla arttığı alt sektörler olmuştur.
Emtia fiyatlarındaki küresel düşüş enflasyonu frenledi
ÜFE’de enerji fiyatlarının aylık %9, yıllık %18 düşmesi, petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki küresel düşüş Türkiye’de enflasyonu frenleyici etki yapmış, hatta enflasyonda sert bir çıkışı önlemiştir. Gıdada aylık %0.54, yıllık %11 oranındaki fiyat artışı dışında döviz kuru artışına bağlı olarak tekstil, metal, motorlu taşıtlar, makine-teçhizat, mobilya, kağıt gibi gruplarda da yıllık bazda çift haneli artışlar gerçekleşmiştir.
Türkiye, %8.81 enflasyon oranıyla 50 büyük ülke arasında dünya sekizincisi
IMF küresel fiyat endeksine göre dolar bazında son bir yılda gıda fiyatları %18, metal fiyatları %27, petrol ve sınai girdi fiyatları %30 düşmüştür. Bu dönemde Türkiye %8.81 enflasyon oranıyla 50 büyük ülke arasında dünya sekizincisi konumundadır.
Maliye politikasının yanı sıra sektörel-yapısal politikalara da ihtiyaç var
TÜFE ve ÜFE’de bu sonuçlar, 2016 yılının enflasyon-faiz oranı-kur alanında sorunlu başladığını, enflasyonla mücadelede para politikasının yetersiz kaldığını, maliye politikasının yanı sıra sektörel-yapısal politikalara da ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha göstermektedir.
Hükümetin eylem planında yem ve gübrede KDV düşürülmesi gibi önlemler doğru önlemlerdir, girdi maliyetlerini yükselten bütün vergilerin aynı biçimde ele alınması gereklidir. Merkez Bankasına güveni azaltan tutum ve demeçlerden kaçınılmalıdır. Tekelleşme yaşanan sektörler, lojistik sektörü başta olmak üzere maliyetler ve rekabet gücü üzerinde doğrudan etkili sektörlerde yapısal reformlar geciktirilmemelidir. Diğer taraftan 2016 yılında enflasyon kadar asgari ücret artışı ve turizmde yaşanacak olası daralma nedeniyle istihdamda da sorun yaşayacağımız görülmektedir. Bu nedenle önümüzdeki günlerde Anayasa değişikliği gündeminin ekonomiyi bir kez daha ikinci plana atmamasına da ayrıca dikkat edilmelidir.
Antalya olarak 2016 yılında korkumuz enflasyon değil, istihdam olacak
Batı Akdeniz Bölgesi TÜFE oranı, aylık bazda % 0,18 ve yıllık bazda % 8,84 olarak gerçekleşmiştir.
Bölgemizde ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre sırasıyla en yüksek artış % 1,17 ile ev eşyası, % 1,13 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve % 0,62 ile lokanta ve oteller harcama gruplarında olmuştur. Yıllık enflasyonda ise en yüksek artış % 16,00 ile lokanta ve oteller, % 12,38 ile eğlence ve kültür ve % 12,11 ile ev eşyası gruplarında gerçekleşmiştir.
Bölgemizde enflasyon aylık bazda Türkiye ortalamasının altında ve yıllık bazda ise ortalamanın üzerinde kalmıştır. Bu oranlara göre Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi, 26 bölge arasında aylık bazda on yedinci sırada, yıllık bazda ise on üçüncü sırada yer almıştır.
Antalya olarak 2016 yılında korkumuz enflasyon değil, istihdam olacaktır.”
