Fikircibey demokratikleşme paketini yazdı

VESAYET SONRASI DEMOKRASİMİZ İÇİN YENİ BİR ADIM
Demokrasi paketinin açıklanmasına saatler kaldı.
Herkes kafasına göre öngörüde bulundu.
“AKP neylerse kötü eyler”cilerin ne diyeceğini öngörmek zor değil.googletag.display(‘div-gpt-ad-1353591549165-0’);
Biliyoruz; Başbakan özel mülkiyeti kaldırıp tüm üretim araçlarını kamulaştırana kadar hep “hatalı” olacak. Hatta bana öyle geliyor ki, bunu yapsa bile bir kulp bulunacak.
“KANDİL NE DİYECEK?”
Ben, daha çok elinden mazeretleri alınacak Kandilcilerin ne kulplar bulacaklarını merak ediyorum. Zaten BDP’nin önde gelenleri de paketi orada dinleyecekler, neme lazım, olur da Kandil’e sormadan bir yorum yaparlar falan…
Pakete katkısı olanları analım biraz da.
“TÜRKİYE’NİN KAYNANA DİLİ DE TÜRKÇEDİR”
“Anadilde eğitim…”
–          “Memleketi sattınız, Türkiye’nin resmi dili de gayrı resmi dili de kaynana dili de Türkçedir! Bu böyle biline! Teklif dahi edilemez!”
“…MEMLEKETİ PKK YÖNETİYOR…”
“Yerel yönetimleri güçlendirelim…”
–          “Taabi, memleketi PKK yönetiyor zaten”
 “Değişen yer adlarını iade edelim…”
–          “Olur, buraya da Doğu Roma diyelim!”
“BİRKAÇ MİSYONER KESECEKSİN”
“İbadet yerleri serbest olsun, Hristiyanlar da serbestçe ibadet edebilsin”
–          “Din elden gidiyo, misyonerlik aldı yürüdü zaten, birkaç misyoner keseceksin bak nasıl…aa kesildiydi, değil mi?”
“Daha fazla Cem evleri açılsın, Alevi dedelerine statü verilsin…”
–          “Caminin yanına Cemevi yapılamaz…”
“HER BÖLGE BİR ÜLKE OLSUN”
“Türkçe dışındaki dillerde de siyaset yapılabilsin, hizmet verilebilsin…”
–          “Taabi, memleketi bölün, her bölge bi devlet olsun!”
Her adımda, her yenilikte bir çelme, bir engel, bir takoz. Herşey “değişmesi teklif dahi edilemeyecek kadar” kutsal, herşey tabu, her reform “rejim sorunu”.
“PARTİ KAPATAN FAŞİSTLER…”
11 yıldır bir tane bile yapıcı katkı yok.
Parti kapatmayı önlemek istersin, zamanında kendi partileri de kapatıldığı halde oylamada meclisten kaçar giderler. Gazete küpürleriyle parti kapatan faşistleri, darbe şakşakçılarını, askere “kağıttan kaplan” diyenleri partiye baş tacı yaparlar. Parti kapatmaya karşı çıkmayan bir parti neden vardır ki? Neden kendini fesih edip darbe beklemez?
“TOPLANTIDAN KAÇARLAR”
Darbe anayasasını iptal edip yeni bir anayasa yapmaya kalkarsın, sandıktaki temsiliyetlerine bakmadan eşit temsiliyet verirsin, ya toplantılardan kaçarlar, ya toplantıları sabote ederler.
“DİYARBAKIR SOKAKLARINDA BİNLERCE FAİLİ MEÇHUL YOK”
Parktan bahçeden ekmek çıkaramayan Geziciler de artık toptan devrimci oldu… E, ne de olsa bu devirde devrimcilik kolay, nasıl olsa rejim tek parti CHP’si gibi salkım salkım adam sallandırmıyor, Kenan Paşa gibi bir sağdan, bir soldan çamaşır asar gibi adam asmıyor, Diyarbakır sokaklarında binlerce faili meçhul infazlar yapılmıyor. Altı üstü polis su sıkıyor, gaz sıkıyor. Bu “sık bakalım, sık bakalım, biber gazı sık bakalım” cılar Çorum’da, Kahraman Maraş’ta, Malatya’da insanlara takır takır mermi sıkılırken neredeydiler acaba? Fatsa’ya tanklarla girilirken hangi fare deliğine saklanıyorlardı? Şimdi devrimcilik kolay;  Gezi parkına gidip hoplayıp zıplıyorsun “aaynı deevream” oluyor. Kendi gerçekleşmese de devrim göz kırpıyor.
“BUNU SÖYLEYEN MUHALEFETİ GÖRÜRSEM TEBRİK EDECEĞİM”
AK Parti’nin önceki icraatlarından da biliyoruz ki, bu paket de demokratikleşme yönünde bir adım olacak, belki küçük belki büyük. Artık seksen yıllık demokrasi tarihimizden biliyoruz ki bu tür adımlar dünyanın önde gelen demokrasileri açısından küçük, ama bizim vesayetli demokrasimiz için büyük adımlardır.
Fakat madem vesayeti kısmen de olsa bir kenara ittik, neden daha büyük adımlar atılmaz? Bunu söyleyen muhalefeti görürsem tebrik edeceğim.

Exit mobile version