İnsan Hakları Eğitimi Önemli

Ömrünü felsefeye ve insan hakları mücadelesine adayan Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin vefatı derin bir üzüntü yarattı. İnsan felsefesi, etik ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla düşünce hayatımızda kalıcı izler bırakan Kuçuradi, insan haklarının anlaşılması ve korunmasında eğitimin önemini daima vurguladı.

Kuçuradi’yi, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulunun insan hakları eğitimi üzerine yürüttüğü çalışmalar sırasında tanıdım. Devlet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk’ün başkanlığındaki Kurul, Başbakanlık ile Adalet, İçişleri, Dışişleri, Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıklarının müsteşarlarından oluşuyordu. İlgili kurumların temsilcilerinin yer aldığı Kurula destek veren Sekreteryanın başkanlığını ben üstlenmiştim.

Ülkemizde insan haklarının geliştirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi oluşturuldu. Başkanlığına Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin getirildiği Komite; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin temsilcilerinden oluşuyordu. Birleşmiş Milletler’in ilgili Eylem Planı’nın Türkiye’de uygulanması için Komite tarafından hazırlanan “İnsan Hakları Eğitimi Türkiye Programı 1998–2007”, Üst Kurul tarafından benimsendi. (*)

Programda; ilk, orta ve yükseköğretimdeki öğrencilerin, Adalet ve İçişleri bakanlıklarına bağlı yasa uygulayıcılarının, kitle iletişim araçları çalışanlarının ve sivil toplum kuruluşlarının insan hakları eğitimine öncelik verilmesi önerildi. İlgili kurumlarımız o yıllarda öngörülen hedefleri büyük ölçüde hayata geçirmeye çalıştı. Ancak insan hakları eğitimi, belirli bir dönemle sınırlanabilecek bir çalışma değildir. Süreklilik gerektirir; her kuşağa ulaşmalı, değişen toplumsal koşullar karşısında yenilenmelidir.

İnsan hakları düşüncesi, insanlığın 21. yüzyıla taşıdığı en değerli ortak kazanımlardan biridir. Bu hakların korunmasında başarı, insan hakları bilgisinin ve bilincinin toplumda yaygınlaşmasına bağlıdır. İnsanların yalnızca kendi haklarını bilmeleri yeterli değildir; başkalarının haklarını da tanımaları, bu hakların neden korunması gerektiğini anlamaları ve ihlaller karşısında sorumluluk duymaları gerekir.

Bu nedenle insan hakları eğitimi, bilgi aktarmanın ötesinde bir amaç taşır. İhlallere yol açan tutum ve davranışları değiştirmeyi, ayrımcılığı önlemeyi ve insan onuruna saygıyı günlük hayatın parçası hâline getirmeyi hedefler. Demokrasinin bir yaşam biçimine dönüşmesi ve özgür, etkin, katılımcı yurttaşların yetişmesi de bu bilinçle mümkündür. Hukuk ve yaptırımlı koruma mekanizmaları vazgeçilmezdir; bunların etkili işlemesi, hakları koruyacak ve hayata geçirecek kişilerin eğitimine de bağlıdır.

İnsan hakları eğitimi dün olduğu gibi bugün de önemlidir. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin geliştirilmesi, muhtemel anayasa değişiklikleri ve millî dayanışma ile toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü ve insan hakları ihlallerine ilişkin eleştirilerin tartışıldığı bir dönemde, bu konunun yeniden gündeme alınması isabetli olacaktır. Kuçuradi başkanlığındaki Komitenin hazırladığı Türkiye Programı, günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda güncellenebilir. Bu amaçla Cumhurbaşkanı kararıyla, ilgili kamu kurumlarının, üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının katılımını sağlayacak yeni bir komite oluşturulabilir.

Kuçuradi’nin bıraktığı düşünsel mirası yaşatmanın anlamlı yollarından biri, insan hakları eğitimini sürekli ve etkili bir kamu politikası hâline getirmektir. İnsan haklarını koruyan bir toplum, bu hakların değerini bilen ve onları yaşatmayı öğrenen insanlarla kurulur.

(*) İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi “İnsan Hakları Eğitimi Türkiye Programı 1998-2007″

Exit mobile version