Öncelikle yereli, yerelde toplamak çok doğru bir fikir. Ama maalesef toplanamamış. Etkinlikte gazeteciden çok siyasi vardı. Burada sadece organizasyon sahibi olan CHP’nin genel merkezini ve teşkilatını sorumlu tutarsak doğru olmaz.
16 CHP’li belediye var. Bunların basın birimleri var. Ne katkı sundular bilmiyorum doğrusu… Hatta panelistler… Konuşmacılar da katıldıkları etkinliğe katılımı artırabilirlerdi ki 3 tane meslek örgütü başkanı panelist vardı. İkisine üyeyim ben de.
Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) başka konularda SMS çekerken, sosyal medya paylaşımı yaparken mesleki konuların tartışılacağı ve Başkanı İdris Taş’ın konuşmacı olduğu programı atlamasını anlayamadım. Ne bir mesaj ne bir paylaşım geldi…Ama yine üyesi olduğum Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şubesi’nin bir iletişim grubu olan WhatsApp grubunda en az 2 paylaşım yapıldı. ÇGD’nin sosyal medya hesaplarından ise paylaşım olmadı… Burdur Gazeteciler Cemiyeti’nin (BGC) sosyal medyasında bulamadım. Kaldı ki Kürşat Tuncel zaten cemiyet değil kendi kurumu adına katılmış panele ki cemiyet görevini yazmamış…
Yine 2. oturumun panelistleri tanınmış gazeteci Deniz Zeyrek ve Hilal Köylü de paylaşım yapmamış… Bir parti etkinliği olarak mı görüldü ve reklam yapılmak istenmedi mi bilmiyorum. Ancak keşke daha geniş kitlelere ulaşılabilmesi için gazetecilerin sorunlarının tartışıldığı bu etkinliğin duyurusu daha fazla yapılsaydı…
CHP Genel Merkezi, CHP Antalya İl Başkanlığı ve Antalya Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin telefon çalışması olduğunu ama bunun yeterli olmadığını belirterek bu kısmı da geçelim… Bu arada CHP’nin kendi ayağına sıkar gibi aynı güne başka bir etkinlik daha sıkıştırmasını anlayamadım. Neden bir etkinliğe güç vermek yerine birbirine alternatif etkinlik yapılır? Bilemedim…
CHP Antalya İl Başkanlığı logolu, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan’ın ve Parti Meclis Üyesi Tolga Sağ’ın katılacağı saat 16.00’da yapılacağı duyurulan İmamoğlu Antalya’da İmza Günü etkinliği nereden çıktı? Büyük bir organizasyonu adeta sabote etmek gibi oldu…Bir önceki ya da bir sonraki güne alınamaz mıydı? Yanlışsam düzelteyim ama öyle… Evet, dönelim tekrar medya buluşmasına.
İyi niyetle yola çıkılmış ve ilk denemeye göre genel hatlarıyla güzel bir buluşmaydı. İlk oturumun konuşmacılarını dinleyemedim ama dinleyenler en çok ÇGD Başkanı’nı, BGC Başkanı’nı beğenmişler…İkinci oturuma gelince çok başarılıydı. Hem CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut’un konuya hakimiyeti hem de panelistler saatlerce konuşsalar dinlenirdi… Çözüm konusunda farklı görüşler var.
Yerel basının kendi sorununu kendi çözmesi gerektiğini, içerde temizlik yapılması gerektiğini savunan da var. Ki katılmamak mümkün değil. Deniz Zeyrek ve Hilal Köylü bu noktada birleşiyor. Ancak Deniz Zeyrek’in ‘emekli nöbetinden’ örnekleyerek CHP’nin basının sorunlarına da böyle bir sahiplenme göstermesi gerektiği vurgusu da kıymetli. Hatta bence tüm milletvekillerinin, parti ayırmaksızın sahip çıkması gerekiyor, basına dönük girişimlere… Çünkü bu bir demokrasi sorunu. Çok sesliliğin yok olması kamuya vurulan en büyük darbe…
Topyekûn soruna sahip çıkılması gerektiği gerçeğini atlamamak lazım, iktidarı ya da muhalefeti, yurttaşı ile…Demokrasi yoksa basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü yok…
Kaynak: Medya buluşması…
