ÖZGECAN’I 5 TL’LİK BENZİNLE YAKMIŞLAR
Özgecan Aslan’ı katledenlerin savcılıkta verdikleri ifadeler dehşeti gözler önüne serdi.
Jandarmaya, ‘Mangaldan dönüyorduk’ diyen katiller, genç kızın cesedini yakmak için ağızlarında sigarayla benzin almaya gitmiş.
Hürriyet gazetesinden İsmail Saymaz’ın haberine göre Mersİn Tarsus’ta vahşice katledilen Özgecan Arslan’ın üç katil zanlısından Fatih Gökçe’nin jandarmada yarım bırakıp savcılıkta tamamladığı ifadesi gün yüzüne çıktı.
‘ÖLDÜ, ARKADA YATIYOR’
Fatih Gökçe, savcılıkta devam eden ifadesinde, Suphi Altındöken’in kendisini aradığını, “Başım belada” dediğini ve 5 TL’lik benzin getirmesini istediğini söyledi.
Benzin almadan yola çıktığını ifade eden Gökçe, otobüse binip Altındöken’in yanına oturduğunu anlattı. Yola giderken konuştuklarını kaydeden Gökçe, “Suphi’nin elinin yüzünün yaralı olduğunu gördüm. Ben ‘Hayırdır?’ diye sordum. ‘Geminin oradan bir cono aldım, beni soymaya çalıştı, yüzüme biber gazı sıktı, ben araç konsolunda bulunan bıçağı salladım, biraz boğuştuk, arkada yatıyor” dediğini anlattı. Otobüsün içerisi karanlık olduğu için arkasına baktığı halde cesedi göremediğini savunan Gökçe, “Araçta yoğun kan kokusu vardı. Suphi’ye ‘Hastaneye götürelim’ dedim. ‘Öldü, götürmemize gerek yok’ dedi” diye konuştu.
Altundöken’in, “Birisini ara, benzin iste” dediğini, bunun üzerine arkadaşı Osman’ı arayarak, benzin getirmesini istediğini söyledi. Gökçe, “Osman benzini getirdi. Ben Suphi’nin aracından inerek, Osman’ın aracına bindim. Suphi’ye ‘Eve gidiyorum, seni ararım’ dedim. Biz Osman’la hareket ettikten sonra Suphi de aracıyla ayrıldı. Eve geldim, peşimden Suphi geldi. Benden bıçak istedi. ‘Bıçak yok, sen git eve’ dedim” dedi.
‘BEN BENDE DEĞİLDİM’
Saat 21.30 sıralarında baba Necmettin Altıdöken’in aradığını ve kendisini evlerine çağırdığını belirten Gökçe, şöyle devam etti:
“Çağırmaları üzerine aracımla Suphi’nin babasının evine gittim. İkisi aynı evin içinde oturmaktadır. Gittiğimde otobüs kapının önünde duruyordu. Babası ve Suphi evden çıktı. Üçümüz konuşurken ‘Kıza ne yapalım?’ diye konuşmaya başladılar. Suphi, ‘Cesedi halı gibi birşeyin içine saralım, evde dursun’ dedi. Sonra vazgeçtiler. Suphi arabaya bindi ve babasından bıçak istedi. Arabanın içine bindi. Çıktığında, elinde kesmiş olduğu maktüle ait elleri gördüm. Suphi babasından poşet istedi. Elleri poşete koydu. Bana 40 TL verdi, ‘Git benzin al’ dedi. ‘Bana bidon verin’ dedim. Beyaz renkli bidonu getirdi. ‘Sen benzin al, üniversitenin alt tarafından buluşuruz’ dedi. Ben aracımla Ç. Petrol’den 20 TL’lik benzin aldım. Suphi ve babası otobüsle bahse konu yere geldiler. Ben önden gitmiştim, sonra onlar geldi. Alman mezarlığına doğru geldiğimizde inişte sol tarafta eski yol var, orayı işaret ettim.”
Gökçe, “Ben cesedin yakılması konusunda daha önce bir görüşme yapmadım. Onlara da yer göstermedim. O gün ben bende değildim. Çok korktum, ne olduğunu hatırlamıyorum” derken baba ve oğul Altındöken’in ifadelerini reddetti.
Bu arada jandarma, Fatih Gökçe’nin T. Petrol adlı şirketten benzin aldığı anın görüntülerine ulaştı. Tutanakta, Gökçe’nin saat 22.07’de petrol istasyonuna girdiği, 22.08’de ağzında sigara ile pompa alanını bulunduğu bölgeye elinde beyaz bidonla geldiği, bidonun kapağını açıp pompacıya verdiği, parasını nakit ödediği, 22.09’da istasyondan ayrıldığı saptandı.
Hürriyet
HABER3
