RÜYA MI,KÂBUS MU BİLEMEDİM
Bir zamanlar evrenin bir ucunda bir ülke varmış. Adeta cennetten bir
köşeymiş ülke. Doğal güzellikleriye, doğal zenginlikleriye, verimli
topraklarıyla, çalışkan insanlarıyla ünlü bu ülke tüm evrenİin ilgi
odağı imiş.. Ülkenin çalışkan insanları ürettiklerini hakça
paylaşırlarmış. Kötülük, kıskançlık bilmezlermiş. Hakka, hukuka
saygılı insanlarmış. Adalete çok önem
verirlermiş.Evrenin diğer yerlerindeki insanlar bu ülkeyi
kıskanırmış.Kimileri de oralarda yaşamayı hayal ederlermiş.
Gel zaman git zaman bu ülkenin başına limon suratlı bir ihtiyar
Başkan olmuş.Çok zengin biriymiş..Zenginliğinin haddi hesabı
yokmuş…Yönettiği insanlara kol kanat gerer, onları mutlu etmek
için binbir türlü yollar ararmış ihtiyar Başkan.”Ülkemin insanlarının
esenliği için gerektiğinde tüm evreni karşıma alırım. Bu evreni bu
zamana kadar sırtımızda taşıdığımız yeter” dermiş. Başkan kimi zaman
ipe
sapa gelmez laflar etse, bir gün ak dediğine ertesi gün kara da dese
de,ülkenin refah içinde yaşayan insanları hoşgörü ile karşılar, güler
geçerlermiş. .
Evrendeki diğer ülkelerin pek çoğu da Başkanla görüşebilmek için
sarayının kapısında sıraya girerlermiş. Kabul olunduklarında da saygı
da kusur etmez, laflarına dikkat ederlermiş. Başkan bunlardan birine
kızmaya görsün, dünya alem önünde rezil etmekten çekinmezmiş.Ağzına
geleni söylermiş.
Cennet köşesi bu ülkenin en büyük sorunu ise sokakların sessizliği
imiş. Her ne hikmetse bu cennet ülkede nüfus artmıyormuş.. Yaşlı
Başkanın da en büyük dertlerinden biri buymuş. İkide bir çok çocuk
doğurmaları için kadınlara çağrılarda bulunurmuş. Çevresindeki aklı
başındaki adamları toplar bu soruna nasıl çözüm getirilebileceğini onlara
danışırmış. Çok bilmiş adamlar, çok bilmiş laflar ederlermiş giderek
azalan ülke nüfusuna nasıl çözüm getirilebileceğine ilişkin. Yapılan
önerilere hiç aklı basmayan Başkan, bu konuda kadınların görüşünü de
almaya karar vermiş..Ülkenin dört bir yanındaki kadınlara haber
salınmış. Ülkenin görkemli şehrinin, görkemli binasında yapılacak
toplantıya temsilcilerini göndermeleri istenmiş.
Başkanın talimatı ile ülkenin dört bir yanından gelen kadınların
temsilcileri nehrin kıyısındaki görkemli
binada toplanmışlar. Başkan o sıra, evrenin toprakları verimli
yörelerine doğru gemileriyle sefere çıktığından toplantıya karısı başkanlık
etmiş. Başkanın güzeller güzeli genç eşi, toplantıyı açış konuşmasında, beş
çocuk sahibi Başkanın çocukları çok sevdiğini ve çok önem verdiğini,
ülke nüfusunun azalmasından kaygılandığını, ailelerin kendisi gibi çok
çocuk sahibi olmalarını arzuladığını , bu konuda kadınların
görüşlerini almaya karar verdiğini söylemiş.Yuvarlak masa etrafındaki
kadınlara sözü vermiş.
İlk sözü alan genç
bir kadın “hepimiz kalabalık aileleri seven bir toplumun
mensuplarıyız.Ancak, yaşanılan stres, kaygılar, psikolojik
sarsıntılar, gelecek endişesi, ekonomik sıkıntılar maalesef insanların
genetik haritası ve hormon dengesini de olumsuz etkiliyor.Çok
çocuk sahibi olmayı Başkanımız gibi ben de arzu ediyorum. Ancak göze
alamıyorum. Bu zamanda çok çocuk sahibi olmak demek türlü sorunlarla,
sıkıntılarla boğuşmak demek” demiş.
Ardından söz alan görmüş geçirmiş bir hanımefendi ” Kadınların sadece
bu konuda değil, her konuda görüşleri alınmalı. Bu toplantı bu yolda
atılmış bir adım olmalı. İlk aklıma gelen öneri eğitim. Güçlü bir
nüfus yapısına sahip olmak öncelikle güçlü bir eğitimden geçer.
Eğitimin her aşamasında bu alanda eğitilecek çocuklar, yarının
sağlıklı, bilinçli anne babaları olurlar. Keza sağlık,çalışma,
ekonomik teşvik gibi alanlarda bu hedefe yönelik çalışmalarda
bulunmak gerektiğine inanıyorum. Ebeveyn adaylarının huzur ve
güvenliğinin sağlanması, ekonomik sorunlarının, kaygılarının
giderilmesi gerektiğine inanıyorum” demiş..
Kadınlardan biri de “kadınların çalışma koşulları iyileştirilmeli,
hamile kadınların doğum öncesi ve sonrası çalışma saatleri gözden
geçirilmeli, her iş yerinde kreşler açılmalı, kreş açma seferberliği
başlatılmalı ” demiş. Bir diğeri “TV larda bu konuda aydınlatıcı
yayınlar yapılmalı. Kadınlar meclisi oluşturulmalı. Kadınlara ilişkin
tüm sorunlar bu mecliste tartışılmalı ” demiş bir başkası da.
” Kalabalık ülkelerin durumunu görüyoruz, bence kaynakların yettiği
makul bir nüfus yeterli” diyen de çıkmış, ” Nüfusun azalması değil
dağılımı esas sorun. Ülke nüfusunun önemli bir bölümü büyük
şehirlerde yaşıyor. Ayrıca kimi yörelerde doğurganlık çok yüksek iken kime
yörelerde doğurganlığın çok düşük olması endişe verici bir durum ” diyen de
çıkmış. Toplantı uzadıkça uzamış.
Başkanın karısı memnun, “bu önerilerinizin, görüşlerinizin tümünü
Başkan seferden salimen dönsün kendisine ileteceğim demiş.
Toplantı devam ederken seferdeki Başkan ile ilgili türlü haberler
düşmeye başlamış medyaya.
. Haberlere göre, Başkan,
görüşmelerde bulunduğu bir ülkenin yaşlı lideri ile anlaşmazlığa
düşmüş. Öfkelenen Başkan ve o yöredeki kadim dostunun askerleri,
ortaklaşa keçi inatlı, keçi sakallı ihtiyar liderin ülkesine
saldırıya geçmiş.Bombalanmadık yer kalmamış. .,.Saldırılarda, ülkenin
yaşlı lideri ve ailesi de öldürülmüş., Bir kız ilk okulu da saldırıdan
nasibini almış. Ölen 200′ e
yakın çocuk yan yana defnedilecekmiş.Başkanın kurnaz ortağının keyfine
diyecek yokmuş. Alışkınmış, çocukların, kadınların yaşadıkları
binaları bombolamaya.
Bu haberleri şaşkınlıkla izleyen mutlu ülkenin evrende yaşananlardan
bi-haber mutlu
insanları “yok artık, bu kadarı da olmaz” demeye başlamışlar…
…….
Gecenin bir saatinde yaşlı adamın oğlu babasının omzuna dokunur. ”
Baba iyi misin. bilgisayarın karşısında uyuya kalmışsın.” yok artık”
deyip duruyordun. . “Rüya mı görüyordun?” diye sorar. Gözlerini açan
yaşlı adam cevap verir “yok bişeyim.iyiyim. Rüya mı, kâbus mu gördüm
bilemedim.. 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü münasebetiyle bir yazı yazayım
dedim, uyuyakalmışım” der.” Sen yarın Mehmet beye hatırlat, sitenin
hatunlarına çiçek takdim etsin” diye ilave eder. Çalışma masasının
yanındaki yatağına uzanır tekrar uykuya dalar…
Gürsel Demirok
……..
