Antalya Barosu Genç Avukatlar Meclisi Başkanı Av. Ali Çağdaş Bozaner’in medyamıza kamuoyuna geçilmesini istediği BİR MONT, BİR BOT kampanyasının oluşum öyküsü ve içeriğidir
Genç Avukatlar Meclisi’nden “bir mont, bir bot kampanyası”
Diyarbakır Hani İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahsum BURUCU’nun bir arkadaşımızla bize ulaşması ve ilçe köy ilköğretim okullarında eğitim öğretim hayatına devam eden çocukların maddi durumlarının oldukça kötü olduğunu ve kış şartlarında dahi bot ve mont olmaksızın okula gelip gittikleri belirtmesi üzerine bu çağrıyı karşılıksız bırakmayarak “Bir Mont, Bir Bot” kampanyası çerçevesinde söz konusu okullarda eğitim gören 113 öğrenciye her birine bir bot ve bir mont götürmek suretiyle yardım etme kararı almıştık.
Adliye Baro Kafeteryası’na kurduğumuz stant ile 3 günde yeterli miktarı topladık. Hatta bir miktar arttı. Artan para ile de 113 çocuğun her birine okuma kitabı, flüt, kırtasiye malzemesi ve okullarına santranç takımı, futbol topu götürdük. Antalya Barosu Genç Avukatlar Meclisi adına başkan olarak ben ve üniversiteden arkadaşım Mustafa Yatkın beraber Diyarbakır Hani’ye giderek tüm çocuklara hediyelerini verdik. Bizi çok güzel ağırladılar. Sağ olsun Mahsum hocam ve ilçe milli eğitim çalışanları biran olsun yanımızdan ayrılmadı. Kendileriyle çok sağlam bir iletişimimiz oldu. Gittiğimiz köylerde de Anadolu insanın yüce gönüllüğüne şahit olduk. Diyarbakır / Hani’den büyük bir manevi huzurla ayrılıyoruz.
Biz bu projeyi gerçekleştirirken en başından beri aldığımız malzemeleri kargoyla yollayarak değil bizzat giderek onlara sarılarak, dokunarak, konuşarak teslim edelim dedik. İstedik ki Antalya’da onları seven onlarla gurur duyan ağabeyleri ablaları olduğunu bilsinler. Ve bunu da başardık sanırım. Bu şekilde çok daha anlamlı ve güzel olduğunu düşünüyorum. Yeterli imkan sağlansa bu pırıl pırıl çocuklar ülkemizin ileride yüzünü ağartacak işlere imza atacaklardır. Ülkemize, toplumumuza gelecekte güzel hizmetler sunabilmeleri adına sağlıklı bir eğitim hayatı geçirebilmelerine bir nebze olsun katkı verebilmek en büyük amacımızdı. Küçücük yüreklerinde ufak da olsa bir iz bırakabildi isek ne mutlu bize. Çünkü bu ülkeyi güzellik kurtaracak ve insanımızı sevmekle başlayacak her şey..






