USD44,42
EURO51,22
GBP59,08
BIST12.698,19
GR. ALTIN6.418,21
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

ASHAB-I KİRAM‘IN NEFSİNİN ARZULARINDAN SIYRILMALARI

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ASHAB-I KİRAM‘IN NEFSİNİN ARZULARINDAN SIYRILMALARI

Muhammed ibn Ömer el-Mahzûmî (r.âleyh) anlatıyor: “Hz. Ömer (r.a.) bir gün “Haydi namaza!” diye seslendi. Cemaat toplanınca da minbere çıktı. Allâh (c.c.)’a hamd ü sena, Resûlullah (s.a.v.)’e salât ve selâmdan sonra: “Ey cemaat, Mahzumoğulları kabilesindeki halalarımın koyunlarını güttüğümü çok iyi hatırlıyorum. Bu işi, bir avuç hurma ve üzüm karşılığı yapardım. Nereden nereye! İşte; bugünkü durumumu da görüyorsunuz.” diyerek minberden indi. Abdurrahman ibn Avf (r.a.), “Ey Müminlerin Emîri, kendini çok fazla ırgalama bu kadar!” diyerek Hz. Ömer (r.a.)’i ikaz etti. Hz. Ömer (r.a.): “Bırak Ey Abdurrahman! Yalnız kalmıştım, nefsim bana: “Sen Müminlerin Emîrisin! Senden daha üstünü var mı?” diye telkinde bulundu. İşte; ben de nefsime kim olduğunu hatırlatıyorum!” diye karşılık verdi.

Abdullah er-Rumî (r.âleyh) anlatıyor: “Hz. Osman (r.a.), gece abdest alırken, abdest suyunu kendisi getirirdi. Ona, “Hizmetçilerden birine söylesen de o getirse!” denildiği zaman “Hayır, gece onların dinlenme vaktidir.” derdi. Hasan-ı Basrî (r.a.) diyor ki: “Bir defasında, Hz. Osman (r.a.)’i gördüm. Halife idi. Çarşafa sarılmış, mescitte uyuyordu; yanında da kimse yoktu.”

Sâbit (r.âleyh) anlatıyor: “Hz. Selmân (r.a.), Medâin şehrinde vali idi. Şam’dan Teymoğullarından biri geldi. Adamın yanında, bir yük incir vardı. Selmân-ı Fârisî (r.a.)’in üzerinde de bir şalvar ve bir de hırka bulunuyordu. Şam’dan gelen adam -onu tanımadığı hâlde- Hz. Selmân (r.a.)’e: “Gel de şu çuvalı taşıyıver.” dedi. Ancak çevreden görenler, Hz. Selmân (r.a.)’ı tanımışlar ve: “Bak, o zat validir!” diye adamı uyarmışlardı. Bu uyarı üzerine adam, Hz. Selmân (r.a.)’a kendisini tanımadığını söylediyse de, Hz. Selmân (r.a.), “Bu yükü senin evine kadar taşıyacağım.” dedi.

(el-Hindî, Kenzu’l-Ummâl, c.12, s.866; Ebû Nuaym, Hilye, c.1, s.60; İbn Sa’d, Tabakâtu’l-Kübrâ, c.4, s.63)

Mevlâna Takvim

ASHAB-I KİRAM‘IN NEFSİNİN ARZULARINDAN SIYRILMALARI

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Antalya Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!