USD44,11
EURO51,06
GBP59,16
BIST13.200,38
GR. ALTIN7.310,66
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

Candaş Tolga Işıktan Savaş Ay yazısı

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Candaş Tolga Işık, dün hayatını kaybeden usta gazeteci ve televizyoncu Savaş Ay için bir yazı kaleme aldı. Ay ile nasıl tanıştığından verdiği nasihatlara kadar pek çok çarpıcı bilgiye yazısında yer verdi.
İşte Candaş Tolga Işık’ın o yazısı;
‘TÜM GAZETELER GAZETECİLERİNDİR’
İlk kez istanbul Emniyet’inde bir odada karşılaşmıştım onunla…Haber kovalıyordu…Ben ‘bizim gazeteye’ geldiğimde o ‘bizim gazeteden’ yeni ayrılmıştı…’Bizim gazete’ diyorum çünkü ilk fırçamı bu yüzden yemiştim Savaş Abi’den…Elinde bir fotoğraf makinası, gözünde o her zamanki tebessümle “Nasıl gidiyor bizim gazete evlat?” diye sormuştu.Ben kendi çalıştığı gazeteyi soruyor sanmıştım, oysa o benim çalıştığım gazeteyi soruyordu.Ve dibine küçük bir not ekliyordu: “Bakma sen bu egosu kendinden büyük züppelerin havasına…Tüm gazeteler gazetecilerindir.O yüzden hepsi ‘bizim gazete’dir.”googletag.display(‘div-gpt-ad-1353591549165-0’);
DEZENFEKTANI SU SANIP İÇİNCE HASTALIĞI NÜKSETTİ
İşi gücü haberdi Savaş Abi’nin…”Helaya bile fotoğraf makinesiyle giderim” derdi.14 yıl önce bir doktor izleyicisi fark etti gırtlağındaki kanseri…Tek yol gırtlağını tamamen aldırmaktı… Kabul etmedi.Sevişirken telsiz dinleyen bir adama gırtlağını aldırmak değildi elbette koyan, sonrasında tozdan, dumandan, gazdan uzak durmaktı.Çünkü o tepeden tırnağa bir haberciydi…Ve bir gazeteci için kanser de dahil hiçbir ölüm acısı mesleğini yapmamaktan daha ıstırap verici olamazdı.
Tedavi oldu. Düzeldi… Birkaç yıl önce Diyarbakır’da bir dershane yakınında askeri araca düzenlenen bombalı saldırıda, tesadüfen olay yerindeydi.İnsanlar canını, Savaş Abi sesini kaybetti o gün…Kan ter içinde yaralıları görüntülerken, ambulansın içinde bulunan dezenfektanı su sanıp içti. Sinsice büyüyen tümör dezenfektanın etkisiyle ödem yaparak Savaş Abi’yi hastanelik etti.Yeniden başladı hastalıkla mücadeleye…”Ölümden hiçbir zaman korkmadım” der ve şöyle bitirirdi o meşhur cümleyi “Dağdaki çoban bile beni tanır. Tüm bunları yaşarken ‘Niye ben’ diye sormadıysam, hastalık bana geldiğinde de ‘Niye ben’ diye sormaya hakkım yok.”
SON ANDA BİLE BİZE HABER ATLATTI
Ölüm döşeğinde köşe yazısı yazan Birand gibi Savaş Ay da her daim gazeteciydi, haberciydi…Her şeyi, herkesten önce öğrenir, ilk önce o yazardı.Bir kaç hafta önce kaldığı hastaneden “Samatya ben fazla kalmayacağım” diye yazıyordu… Duygusal bir köşe yazısı zannettiler oysa haber atlatmanın ta kendisiydi! Yine önce o duymuş, o yazmıştı: Savaş Ay ölüyordu.
Her hafta televizyon programımı kapatırken ‘veda’ etmeme tutulur, basardı kalayı: “Evladım haberciler veda etmez. ‘Yarın görüşürüz’ der…” O yüzden sana veda etmeyeceğim…Tek bir diyeceğim var: Görüşürüz Savaş Abi! Görüşürüz…

Candaş Tolga Işıktan Savaş Ay yazısı

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Antalya Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!