USD43,83
EURO51,76
GBP59,24
BIST14.061,71
GR. ALTIN7.329,26
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

GERÇEKLERİ KONUŞABİLMEK!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

GERÇEKLERİ KONUŞABİLMEK!

Ne desen ne etsen ne konuşsan sıkıntı; kurduğunun her cümlenin altında mutlaka bir alt niyet, fesatlık aranır.

Şöyle rahat bir cümle kurma, doğru bilgileri dile getirme şansın hiç yok.

Bu ülkede sanırım en zor iş gerçekleri konuşabilmek.

Birileri ile konuşurken kurduğun her cümlenin iyi düşünülüp, doğru tartılması ona göre konuşulması gerekmektedir.

Doğal bir konuşmadan elli tane mana çıkartmak ülkemiz insanına has olsa gerek…

En kötüsü ne biliyor musunuz?

Tarihi bir tespit yapamaya kalksanız, başlıyorlar…

Sen ne demek istiyorsun?

Senin maksadın ne?

Sen kasıtlı yapıyorsun bu yorumu…

Bizi gömüyorsun…

İyi de tarihin gerçeklerini, olduğu gibi konuşmak ya da anlatmak ne ise onu dile getirmek ne birilerini gömmektir, nede kötülemektir.

İnanın, “Cumhuriyet 1923’te kuruldu.” demekten bile korkuyor insan, acaba bunun altında bir kötü niyet aranır mı? Diye.

Rahat rahat Osmanlı’yı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş hikâyesini konuşmak bile sıkıntı yaşıyoruz.

Ne konuşacağız?

Nasıl konuşacağız?

Köylüler üzerine bir tespit yapmaya gör, başlıyorlar…

Köylülere ne demek istiyorsun?

Sen köylülere cahil mi diyorsun?

Köylüler medeniyetten uzak mı? Dedin.

Demek istediğim bir şey yok, sadece köylülerle ilgili tarihi gelişmeleri anlatmaya çalışıyorum.

Bir tespit…

Bir tahlil…

Sosyolojik, felsefik bakış açıları ile meseleyi ele alabilmek…

Yapılmak istenenin hepsi bu!

Sonuçta köylüler, kırsallarda yaşayan insanlar, dolayısı ile kendilerine göre bir kültürü ve yaşam şekilleri var.

Şehir kültürü ile yaşayan insanlar değiller.

Böyle bir tespit yapmak normal değil mi?

Bunda bir aşağılama ya da köylülere hakaret var mı?

Avrupa kıtasında bir sürü medeni, teknik gelişmeler, buluşlar oldu.

Bu gelimeler Avrupa ülkelerini çok ileriye taşıdı.

Rönesans, reform, sanayi devrimi, Fransız ihtilali, coğrafi keşifler ve bir sürü buluşlar…

Neden Avrupa diyoruz?

Bugün kullandığımız tüm teknoloji Avrupa menşeili de ondan…

Çin, Japonya yeni medeniyet coğrafyası…

Eskilerden Sümerler, Mısırlar…

Tarihi gerçeklik tüm bunlar…

Yok mu sayalım?

İnkâr mı edelim?

Görmezden mi gelelim?

Anlamıyorum, tarihle ilgili bir şey söylesen birileri çıkıp, “Sen ülkemizi küçümseyemezsin” diyor.

Bunun neresi küçümseme?

Bizler hala bir meseleyi medeni insanlar gibi konuşabilecek düzeyde değiliz.

Bir şey söylesen bunu bir aşağılama, saldırı olarak algılıyor insanlar…

Niye saldırı olsun?

Bir yerel yönetim ile ilgili bir tespit yaptığında birileri bir yerlere çekiyor.

Hoşuna gidiyorsa seninle ilgili güzel cümleler kuruyor, hoşuna gitmiyorsa bir sürü laf ediyor.

Kişisel, düşünsel saldırıyor.

Can Yücel’in bu konu ile ilgili meşhur bir sözü vardır, buraya o sözü yazmayacağım.

Hiç de yeri değil!

Bir yerlerden başlamak gerek doğrusu.

Konuşmalı hem de, her şeyi konuşmalı…

Medeni olmanın yolu konuşmaktan geçer…

Övmek, yermek sıradan ve basit insanların işidir.

Dünya ve ülke gerçekleri üzerine tabii ki tespitler yapabilmeliyiz. Tespit yapılmadan doğrular öğrenilmez. Doğrular öğrenilmeyince de bir adım ileriye gidemeyiz.

Artık şu kısır döngüden kurtulalım.

Belli bir eğitim almış insanların böyle basitliğe düşmesini, karşılıklı bir konu üzerinde sohbet edememesini anlamıyorum, anlamakta istemiyorum.

Bilim denilen şey, gerçekler üzerine inşa edilir.

Gerçekçi olmadan da bilim yapılmaz.

Gerçekleri konuşmak en büyük bilimdir!

De hadi gerçekleri konuşalım! Durum tespiti yapalım!

Ne dersiniz?

GERÇEKLERİ KONUŞABİLMEK!

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!