İyi ki Antalya…
2025’i anlatacak olsam şöyle derdim; Hem çok yorucuydu, hem de güzeldi turizmin, doğanın ve yerel hayatın ritmi ile sıcağın, kaosun ve doğanın içinde bir yıl daha bitti.
2025 Yılı birçok ülkede iklim değişikliği, çevresel sorunlar ve enerji krizleriyle mücadele edilen bir yıl oldu. Kuraklık, su kıtlığı ve hava olayları, hem gündelik yaşamı hem de tarım – ekonomi dengelerini zorladı. Teknolojik ve dijital dönüşüm hızlandı. Uzaktan çalışmanın, dijital hizmetlerin yaygınlığı, küresel iş dünyasında kalıcı etkiler bıraktı. Tüm Dünya da ülkemizde uluslararası ticaret, tedarik zincirleri, ekonomi ve enflasyon tartışmaları hakim oldu. Göç hareketleri, jeopolitik değişimler ve uluslararası ilişkilerdeki dalgalanmalar 2025 Yılında Dünya yı daha kırılgan, ama bir yandan da dayanışmaya ihtiyaç duyan bir yer hâline getirdi. İnsan hakları, adalet, eşitlik gibi temalar kamuoyunda sıkça yankı buldu.
Tüm bu sıkıntılar ülkemizi ve Antalya mızı da etkiledi elbette. Ama İyi ki Antalya dediğimiz ayrıntılar yine de mutlu ediyor. Bazen kalabalığıyla nefesini kesiyor, bazen bir gün batımıyla bütün stresini sıfırlıyor. 2025 Yazı gölgeden gölgeye kaçtığımız günlerle doldu, bu yıl güneş Antalya’da başka yandı. Sanki gökyüzüyle aramızda bir anlaşma vardı. “O bugün parlayacak, ben de ona rağmen yaşamaya çalışacağım.” Dedirten 40 dereceyi geçen günler çok oldu. Yine de Konyaaltı’nda denizle buluşunca, Lara’da akşamüstü rüzgârıyla mest olup bütün sıcakları unutuyorduk.
2025 Yılı Göç, Kalabalık, trafik ile şehir adeta nefesini tuttu. Antalya’ya kim gelmedi ki? Taşınanlar, iş bulanlar, tatilciler, kaçıp huzur arayanlar… Trafik birikti, sokaklar doldu, avm lerde kalabalıklar, marketlerde kuyrukları uzadı. Antalya da olmak turistler sayesinde Dünya nın her köşesiyle aynı masada oturmak gibi… İnsan bazen kendi şehrinde turist olmuyor değil. Kaleiçi’nin sokakları dünya dillerinin bir buluşma yeri gibi. 2025 Yılında da Antalya büyürken biz değiştik, Antalya trafiğinde sabırla denizin arasında sıkıştık. Şunu açık söyleyeyim ki, Antalya trafiği hepimizi terbiye etti. Lara’dan Konyaaltı’na geçmek bile bir sınavdı. Antalya böyle işte; Bazen kızarsın, sonra bir palmiye gölgesi görürsün, yumuşarsın.
Bu yıl kendi kendime şunu çok düşündüm. Bu kadar büyüyen, bu kadar kalabalıklaşan bir şehir doğasına sahip çıkabilecek mi? Neyse ki, Antalya sadece bir sahil değil, bir doğa, tarım, turizm ve tarih şehri. Irmakları var, dağları var, nefes alan bir ruhu var. Bu ruhu Antalya Gazeteciler Cemiyeti korumak ve yaşatmak için çok çaba sarf ediyor. Bölgemizdeki değerlerimizi korumak, hatırlatmak, yaşatmak yine Antalya Gazeteciler Cemiyeti nin güzel etkinlikleriyle hayat buluyor. Bayram ve yılbaşı gazeteleriyle sizlerle özel buluşmalarımıza da köprü oluyor.. İyi ki Antalya başlığıma bir ekleme yapmak istiyorum ve iyi ki AGC (Antalya Gazeteciler Cemiyeti) diyorum.
Evet şimdi Kış mevsimi. Torosların Beyaz Masalı başladı. Torosların zirvesinin beyaza büründüğünü gördük aynı gün içinde hem denize karşı kahvemizi içip, hem de birkaç saat sonra Saklıkent’te kar topu oynamak bu şehrin büyüsü, Antalya nın mucizesi. 2025’in en huzurlu anları belki de o dağlarda saklı.
2025 Antalya’da zor geçti. Sıcaktı, kalabalıktı, yoğundu, sabır sınırlarımızı zorladı. Ama aynı zamanda güzeldi, canlıydı, renkliydi, deniziyle, dağıyla, insanıyla doluydu. Ben yine bu şehre âşık oldum. 2025 bana şunu öğretti: Antalya’nın güzelliği bizim sorumluluğumuzda. Bu şehir sadece insanların değil; kuşların, kedilerin, köpeklerin, kaplumbağaların…Yani hepimizin yuvası Doğaya ve Hayvanlara Saygı Bu Şehrin En Büyük Sınavı Ormanların korunması, Denizin kirletilmemesi…
Güneş doğar Antalya’ya, umut düşer her kıyıya,
Toros’un beyaz zirvesi fısıldar yeni rüyaya.
Bir yıl biter usulca, yenisi gelir sevgiyle.
Kalbimizde doğa, içimizde huzur çoğala çoğala…
HOŞGELDİN 2026 UMUT, SEVGİ ve SAYGI ÇOĞALSIN… 2026 için yeni planlar, yeni keşifler bol olsun.
Nilhan TURAN







Kaleminize,yüreğinize sağlık. Bütün olumsuzluklara rağmen Antalya’mız dünya şehridir. Ankara’da, İstanbul’da yada yurt dışında bir şehirde taksiye binin taksici nerelisin dediğinde Antalya’lıyım deyince,mutlaka bir akrabası veya tanıdığın bu şehirde yaşadığını söyler
Yorumunuz ve doğru tespitleriniz için biz teşekkür ediyoruz. Nilhan Turan
Süpersin ablacım çok g7zel bir yazı
Çok teşekkür ederiz. 🙂