Bu dünyadan gelip geçen her insan, geriye iz bırakmakta. Kimisi kalıcı, unutulmaz; kimisi ise silik, muğlak. Müzisyen olsun, ressam olsun, fotoğraf sanatçısı olsun, heykeltıraş olsun; sanatın hangi dalına mensup olursa olsun sanatçılar da bu dünyada iz bırakan seçkin kişiler. Atatürk’ün “Hepiniz milletvekili, bakan olabilirsiniz. Hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız.” şeklindeki sözleri, sanatçıların dünyada kalıcı iz bırakan ve içinde yaşadıkları topluma kültürel zenginlik katan özelliklerinden kaynaklanmakta.
Atatürk, “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” şeklindeki sözü ile de sanatı toplumun kalbine yerleştirir. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’le Türkiye’nin girdiği modernleşme sürecinin simgeleri Cumhuriyet kadınlarından altısı, geçtiğimiz hafta Antalya’da anlamlı bir çalışmaya imza attılar. Her birinin yaşamı güzel yurdumuzun farklı yerlerinde şekillenmişti. Bu altı kadını Antalya’da fotoğraf bir araya getirmişti. Her biri hayatın farklı yerlerinden geliyor, farklı renkleri taşıyordu Cumhuriyet kadınları. Biri mühendis, biri gazeteci, biri bankacı, biri veri analisti, biri ekonomist, biri emekli öğretmen. Her biri modern Cumhuriyet’in simgeleri… Amaçları, zaman içinde tanık oldukları hayatın izlerini yansıtan kareleri izleyicilerle buluşturmak, gördüklerini paylaşmaktı. “Bazen de bir de bu açıdan bakınız demek, vizörün ardındaki amacımız.” diyorlardı.
13-24 Ocak 2026 tarihlerinde Antalya Sanatçılar Derneği’nde (ANSAN) açtıkları serginin ardından Konyaaltı Belediyesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bağlamında sergiye salonlarını açtı. Ayşegül Dursun, Bahar Aşık, Esengül Yaşin, Nilüfer Gülerman, Pınar Merinç ve Şebnem Bozkurt’un fotoğrafları, 6-13 Mart 2026 tarihlerinde Konyaaltı Belediyesi fuaye alanında izleyicilerle buluştu. Kadının insan hakları temelinde, siyasi ve sosyal bilinci gelişen kadınların ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanması hedefini güden 8 Mart, bu şekilde estetik ve farkındalık dolu bir etkinlikle kutlandı. Altı kişilik kadın grubu, amatör bir ruhla başladıkları fotoğraf yolculuğunu profesyonel bir sergiye dönüştürdü. Sergi yoğun ilgi gördü, sergilenen eserler beğeniyle karşılandı. “Bugün kadın cinayetlerinden, komşularımızı yakan savaşlara kadar her alanda şiddetle kuşatılmış durumdayız. Daha birkaç gün önce Antalya Lisesi mezunu Fatmanur öğretmeni bu şiddet sarmalında kaybettik. Biz altı kadın; eşit temsil, özgür ve laik bir yaşam için mücadele eden kadınlar olarak evlerimizde ve işyerlerimizde, ülkemizde ve dünyamızda şiddetsiz, güvenli bir yaşam istiyoruz. Bu 8 Mart’ta da kadınlar olarak her yerdeyiz; sokakta, kadrajda, hayatın içinde tanık olduğumuz hayatın izlerini yansıtan karelerimizi ‘Zamanın İzinde’ adını verdiğimiz sergimizle paylaşıyoruz. Yaşasın kadınlar ve 8 Mart!” diyen altı sanatçı kadın, kadının insan haklarını gündeme taşıyorlardı.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen sergide sanatçılar ilgi odağı idi. Sergi, Konyaaltı Belediyesi’nin kadınların sosyal, kültürel ve sanatsal üretimlerine verdiği desteğin de bir göstergesi niteliğindeydi. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ın, “Kadınların yaşamın her alanında olduğu gibi sanat alanında ortaya koyduğu emek toplumumuz için büyük değer taşıyor. ‘Kadın Gözünden Zamanın İzleri’ fotoğraf sergisi, kadınların hayata, zamana ve topluma dair bakışını sanat aracılığıyla bizlere sunuyor.” şeklindeki konuşması, serginin amacını ve Konyaaltı Belediyesinin kadın sanatçılara verdiği desteği yansıtıyordu.
“Kadınlar… Hem görünür hem görünmez. Hem bireysel hem birlikte. Hem yumuşak hem güçlü.” diyor Mülkiyeli kadın sanatçılardan biri olan Nilüfer Gülerman. Nilüfer, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkılmaması için güçlü bir şekilde mücadele eden Mülkiyeli yazarlarımızdan. Diğer beş kadın gibi bu serginin gerçekleşmesine katkıları takdirin ötesinde. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından dondurulmuş anların yer aldığı sergide insan portreleri, doğa manzaraları ve çevre temalı 53 eser yer alıyor. Her bir karenin ardında farklı bir hikâye barındıran çalışmalar, kadınların yaşamın her alanındaki çok yönlülüğünü ve estetik bakış açısını sergiliyor. Eserlerde sergiye katılanların her birinin özgün ve keskin bakış açısının kadraja yansıdığı görülüyor. Sergilenen, büyük ilgi ve beğeni toplayan eserler çeşitli yaşam kültürlerini yansıtıyor. İzleyenleri derin düşüncelere daldırıyor.
Kadın sanatçılar, fotoğraf makinesinin kadınları özgürleştirdiğini düşünüyorlar. Güçlü ve nazik kadınların her şeyi yapabileceğine inanıyorlar. Özgür, güçlü ve nazik kadın yarınlarımızın önemli güvencelerinden biri. Kadınlar bugün toplumun eşit bireyleri olarak her alanda görev almaktalar. Eğitim, adalet, sağlık, diplomasi vb. hizmetlerde ağırlıkları giderek artmakta. Kamu hizmetlerinde pek çok kadın başarılı çalışmalarıyla takdir toplamakta. Keza edebiyat, güzel sanatlar, müzik, tiyatro, gazetecilik vb. alanlarında başarılı kadın sanatçılarımız var. Kadınlar, kadına şiddet gibi dünya çapındaki hastalıkları da yenebilecek güç ve azme sahiptirler.
Sanatçılar da kadına şiddeti sanatlarıyla gözler önüne serebilecek kişilerdir. Bu çerçevede altı kadın sanatçının sergisi, çevremizdeki sanatçılarımıza, yazarlarımıza, çizerlerimize sahip çıkmak ve onlara hak ettikleri desteği vermenin önemini hatırlattı. Yerel yönetimlerin bu alanda önemli görev ve sorumluluk üstlendiklerini gösterdi. Bu açıdan da takdire değer bir hizmet gerçekleştirdiler. Sanatçılar, kadın olsun erkek olsun, her biri dünyada kalıcı izler bırakan ve içinde yaşadıkları topluma zenginlik katan kişiler. Bizlerin onlara sağlayacağı destek, bu izi daha güçlü kılacak; içinde yaşadığımız topluma kültürel katkımız daha güçlü olacaktır. Bu bağlamda yetenekli insanlarımızı güzel sanatlara, müziğe, tiyatroya, edebiyata vb. teşvik etmek ve desteklemek önemli. Yerel yönetimlerin yanı sıra, kurulduğu 1992’den bu yana Antalya’da sanatsal ve kültürel çalışmalara aralıksız katkıda bulunan ANSAN gibi sivil toplum kuruluşlarından da bu yöndeki çalışmaları nedeniyle övgüyle söz etmek gerekir.
Kaynak: Kadın gözünden / Zamanın izleri
Gürsel Demirok





