USD44,00
EURO51,08
GBP58,81
BIST13.078,93
GR. ALTIN7.172,13
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

Mardinde vahşete çağrı

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Erkan Ailesi de 20 Eylül’de Sürer Ailesi’nden iki kadın ve üç çocuğu cezaevi kapısında 60 kurşunla katletti. Hürriyet’ten Gülden Aydın’ın haberine göre; bu kan davasının taraflarından Erkan Ailesi ile konuştuk. Yaşlılarda endişe, gençlerde kin egemendi. Ve dökülen onca kanın sebebi, paylaşılamayan bir artezyen kuyusuydu…
‘OLAY ÇOK TAZE KÖYE GELMEYİN’
Savur’a bağlı İşgören köyünde yaşayan Erkan Ailesi ile görüşmek istediğimizi söylediğimizde jandarma, “Olay çok taze. Köye gitmenizi tavsiye etmiyoruz” diyorlar. Buna rağmen yola koyuluyorum. Gözlerden ırak susuz, yolsuz, yoksul 220 haneli, 2 bin 500 nüfuslu bir köy. Mercimek, arpa, buğdayla geçinmeye çalışıyorlar. 400 metre derindeki suya ulaşmak için artezyen vurmak gerekiyor. Ama bu pahalı, köyde 5 hanenin sahip olduğu bir imkân ve Sürer ve Erkan ailelerinin kan davasının da başlangıcı.
GÜVENLİK ÖNLEMİ SIFIR
Erkan Ailesi’nin yaşadığı evler birbirine yakın ve yüksek duvarlı, demir kapılı avluların ortasında yer alıyor. Sürer ailesi gelse, bir çatışma çıksa, 10 kilometre ötedeki karakoldan asker, bozuk yolda yarım saatten önce gelemez. Gençler öfkeli. Köyü hemen terk etmemi istiyorlar. Basının kendilerine haksızlık ettiğini, Sürer Ailesi’nin iftiralarına ortak olduğunu söylüyorlar. Ailenin büyüğü ve sözü geçen Abdullah Erkan (47), kendi cephelerinden olayı anlatıyor: “Sürerleri 4 yıl önce Diyarbakır’dan biz getirdik. 20 yıl önce göç etmişlerdi. Kuyu açıp tarla sulamak için 50 tane elektrik direği gerekiyordu. Ortak olduk. Eski evleri viraneydi. Köyün 5 kilometre ötesinde, tarlaların içine ev yaptılar. 4 yıldır traktörle, kamyonla tarlalarımızdan geçiyorlardı. Ses çıkarmadık. Geçen yıl haziranda, ailemizden Abdülkadir Erkan, kamyonla Sürerlerin tarlasından geçti. Tarla boştu, mercimeğin hasadı yapıp kaldırmışlardı. ‘Neden geçtin’ diyerek baltayla saldırdılar. Yeğenlerim Ali (28), Osman (32) da traktöre binip hastaneye giderken, ‘Neden evimizin önünden geçtiniz’ diyerek Kalaşnikof’la taradı. Ali de Osman da öldü. Ali’nin 4, Osman’ın 8 çocuğu vardı. Belayı onlar başlattı. Çağırdığıma bin pişmanım. Durumları iyi değildi. Bizi kıskandılar.”googletag.display(‘div-gpt-ad-1353591549165-0’);
‘YEĞENİME TÜKÜRÜNCE…’
“Saldırıdan sonra baba Abdülkadir Sürer ile 2 oğlu Celal ve Mehmet, Mardin Cezaevi’ne girdi. Oğlu Mehmet’in soyadı farklı, amcasının nüfusuna kayıtlı olduğu için İpek soyadını almış. 10 gün önce duruşma vardı. Hapisteki Celal’in karısı Ayşe Sürer ile Abdülkadir’in kızı Rojdan, yeğenim Ahmet Erkan’ın (16) yüzüne tükürmüş. Hatta adliyedeki polis kadınları azarlamış. Yeğenim çok sinirlenmiş ama bize bahsetmedi. Bu olaydan sonra Ahmet ile diğer yeğenim Diyaettin (18), aileden habersiz tabancaları alıp arabayla gitmişler. Cezaevi kapısında şarjörleri boşaltmışlar. Geleneğimizde kadın ve çocuklara dokunulmaz. Maalesef Sürer ailesinden iki kadın ve üç çocuğu öldürdüler. Çok üzgünüz. Ben iki yeğenimi alıp kendi ellerimle jandarma komutanına teslim ettim. Bundan sonrasını Allah bilir.”
7 TUTUKLAMA
5 kişinin öldürüldüğü saldırıyla ilgili gözaltındaki 10 şüpheli dün mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, 7 kişinin tutuklanmasına karar verirken, 3 kişi de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
SEKİZ ÇOCUKLU DUL
Geçen yıl öldürülen Osman Erkan’ın eşi Şadiye 35, en küçüğü 2 yaşında, 8 çocuğuyla yaşıyor. Hiçbir geliri yok. Kayınbiraderlere muhtaç. Şadiye, “Bakan Fatma Şahin elimden tutsun. Devlet dullara para yardımı yapıyormuş. Benim, yetimlerimin hali ne olacak” diyor. Büyük oğlu Fatih (14), annesini Kürtçe sert bir şekilde susturuyor. “Bu evin reisi benim” diyor. Giyimi, saçları, tavırlarıyla yetişkin bir erkek gibi. Evin yanı başındaki mezarlıkta yatan babası ve amcasının mezarının fotoğrafını bile çekmeme izin vermiyor.
EVLERİNİ YAKTIĞIMIZ BİR İFTİRA
Abdullah Erkan, şöyle diyor: Sürerlerin Diyarbakır’daki evini yaktığımız ve iki çocuğun yanarak ölmesine sebep olduğumuz iftira. Polis, savcılık didik didik inceledi ve yangının elektrik kontağından çıktığı anlaşıldı. Mahkemede söylediklerinde savcı azarladı. Neden yakalım? İsteyen gitti öldürdü işte.

Mardinde vahşete çağrı

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Antalya Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!