USD44,42
EURO51,22
GBP59,08
BIST12.698,19
GR. ALTIN6.418,21
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

MİYOM DEYİP GEÇMEYİN, Her 3 Kadından 1’inde Var

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MİYOM DEYİP GEÇMEYİN, Her 3 Kadından 1’inde Var

Rahimdeki iyi huylu büyümeler olarak tanımlanan miyom, kadınlarda en sık doktora başvurma nedenlerinden birini oluşturuyor. Üstelik son derece yaygın. Öyle ki her 3 kadından birinde görülüyor. Çoğu zaman belirti vermeyen miyomlar, büyüdüklerinde bağırsak fonksiyonlarını bile bozabiliyor. Bu nedenle tedavide geç kalınmaması gerektiğini belirten Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Rana Karayalçın, miyomlar hakkında ayrıntılı bilgi verdi.

Yaş fark gözetmeden hemen her kadında ortaya çıkabilen miyomların oluşum nedenleri konusunda hala kesin bir bilgi bulunmuyor. Ancak özellikle 35-40 yaş aralığındaki kadınlarda daha sık ortaya çıktığı gözleniyor. Rahimin hem iç duvarında hem de dış yüzeyinde bir ya da birden fazla miyom ortaya çıkabiliyor. Özellikle bazı şikâyetlere neden olan türlerinde ilaç ve cerrahi gibi farklı tedavi seçenekleri gündeme geliyor. Acıbadem Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Rana Karayalçın, bu tedavilerin başında da hastaya kesin çözüm sunan miyomların çıkarılması işlemi yani “miyomektomi” yer aldığını söylüyor. Hem açık, hem de laparoskopik olarak yapılabilen cerrahi sonrasında kadının üreme fonksiyonları da korunabiliyor.

Alınmazsa sorunlar artıyor

Miyomlar alınmadığı takdirde hastanın organlarında bası yapabiliyor. Aynı zamanda boyutunun çok büyümesi durumunda ise karın içerisinde ciddi bir hacim oluşturabildiği için hayati önem taşıyan bağırsak fonksiyonları bozulabiliyor. Bununla birlikte idrar torbası üzerinde de bası oluşturan miyomlar nedeniyle hasta sürekli ve sık sık tuvalete gitmek zorunda kalabiliyor. Sonuçta kadının yaşam kalitesinin düşmesinin yanında böbreklerde de hasar oluşabiliyor.

Ne zaman cerrahi gerekiyor?

Miyomlarda tanı ultrason aracılığıyla konuluyor. Tanı sonrasında hastanın cerrahiye ihtiyaç duyup duymadığını gösteren bazı kıstaslar olduğunu anlatan Doç. Dr. Rana Karayalçın, şu bilgileri veriyor;

1- Hastanın şikayetleri: Miyomların kadınlarda yarattığı sıkıntıların başında düzensiz adet kanaması geliyor. İlaç tedavileriyle kontrol edilemeyen yoğun kanamanın varlığında cerrahi tercih ediliyor.

2- Miyomların yerleşimi: Rahim içerisine doğru büyümüş miyomlar daha fazla kanama yapıyor. Aynı zamanda hamile kalma konusunda sıkıntı yaratabiliyor. Bu nedenle rahim içine doğmuş miyomlar zaman kaybedilmeden cerrahi yöntem ile tedavi ediliyor.

3- Miyomların büyüme hızı: Normal şartlarda miyomlar büyüme hızları değişebilen ve kanser olmayan yani iyi huylu oluşumlar. Ancak bir miyom senede 2-3 cm’den fazla büyüyorsa kansere dönüşüm endişesi yaratabiliyor. Bu durumda miyomların alınması olası kanser riskini de ortadan kaldırıyor. Bu nedenle miyomların hiçbir şikayet yaratmasa bile düzenli olarak kontrol edilmesi önem taşıyor.

4- Miyomların kapladığı yer: Miyom, pelvis leğen kemiğinin içinden daha yukarı çıkarsa, 10 haftalık gebelik ölçüsünden daha büyükse ve ağrı yapıyorsa bu tip miyomların da alınması gerekiyor. Bazen karnı kaplayan, 10-11 kilograma varan dev miyomlar oluşabiliyor. Bunlar da mutlaka cerrahi tedaviyle alınıyor.

Laparoskopik cerrahi tercih ediliyor

Laparoskopik ve açık cerrahi olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilen ameliyatlarda tümörün boyutu ve yerleşim yeri tercihi belirliyor. Bugün yaygın olarak kullanılan laparoskopik cerrahinin hastaya önemli kazanımları olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Rana Karayalçın sözlerine şöyle devam ediyor; “Laparoskopik cerrahide, göbek deliğinden açılan 1 cm’lik kesiden karın içerisindeki organları görmeye yarayan teleskop adı verilen bir alet yerleştirilerek gerçekleştiriliyor. Kesilerin küçük olması öncelikle kozmetik açıdan hastaya büyük bir avantaj sağlıyor. Daha az ağrı olduğu için ağrı kesici ihtiyacı da azalıyor ve hasta aynı gün taburcu edilebiliyor. Bu sayede, hızlı bir şekilde günlük hayata dönmek mümkün oluyor.
Miyom tedavisinde mümkün olduğunca üreme organlarını korumaktan yana olduklarına işaret eden Doç. Dr. Rana Karayalçın, “Ancak miyomlar çıkartıldıktan sonra oluşan kanama durdurulamıyorsa, rahim içi dokuda aşırı gelişme, rahmin tamamında büyüme varsa, miyomektomi ameliyatı yapılamıyorsa veya kişi doğurganlık yaşını geçirmişse rahmin alınması tercih ediliyor” diyor.

Hamilelikte miyom tedavisi
Hamilelik döneminde eğer anne adayında miyom varsa; sayısına, yerleşim yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak erken doğum, sezaryenle doğum yapma ihtimali veya doğum sonrası kanama çeşitli risklerin oluşmasına yol açıyor. Miyomlar östrojene bağımlı olduğu için hamilelik sırasında büyüyor ve bu bazen dejenerasyon denilen ağrıya sebep olabiliyor. Bu ağrının erken doğum sancısından ayırt edilmesi önemli. Hamilelik sırasında miyomlar, doğum sırasında alınıyor. Bazen de kanama riski yaratabileceği için daha sonra tedavi edilmek üzere bırakılıyor.

MİYOM DEYİP GEÇMEYİN, Her 3 Kadından 1’inde Var

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Antalya Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!