USD43,71
EURO51,91
GBP59,70
BIST14.388,99
GR. ALTIN7.044,09
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

YENİ YIL

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

YENİ YIL

Dünyanın döngüsüne hiç aklım ermiyor, akıl da erdirmek istemiyorum.

Nasıl bir dünya ki sürekli dönüyor ve bu dönme sürecinde zaman dediğimiz kavram gelip geçiyor.

İnsan ölümlü anlayacağınız.

İnsanlar mı?

Dünya üzerindeki tüm canlılar hatta cansız varlıklar…

İyi de insanlar doğmayı, yaşamayı doğal karşılarken, ölümü normal karşılamıyor.

Yaşama sıkı sıkıya sarılmaya çalışıyor.

Ne kadar yaşama sımsıkı sarılsa da sonuç değişmiyor, ölüm gerçeği hep karşımıza çıkıyor.

Doğumlar, ölümler…

Yeni yıl aslında bir sayaç görevini görüyor.

Doğadaki döngünün, ete kemiğe bürünmüş hali…

Takvimlerde; yıllar, aylar, günler…

Aslında bir acımasız sona doğru koşarak gidiyoruz.

Bu acımasız sonun farkına varmadan yılın sona ermesine seviniyor, yeni bir yıl daha yaşayacağımız için kutlamalar yapıyoruz.

Bu da ayrı bir handikap…

Neye üzülmeli neye sevinmeliyiz?

Yeni yıl insanlar için hep bir umut, sanırım onun sevinci…

Yeni bir başlangıç…

Öyle bakılıyor meseleye…

Benim dert edindiğim şey; geçmişin muhasebesi neden yapılmıyor, iyi bir başlangıç yapılmak için yeni yıl bir fırsat olarak görülmüyor.

Takvim…

Günler, aylar, yıllar…

İnsanlar bu zaman sayacını ciddiye almalı, önemsemelidir.

Her günü ciddiyetle yaşamalıdır.

Ataol Behramoğlu: “Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: / Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi…” diyerek başlamış ve son mısrasını şöyle bitirmişti: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına / Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır / Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Hala şu gerçeği anlamadı insanoğlu: Kimse kalıcı değil…

Bu dünya Sultan Süleyman’a bile kalmadı…

Bize mi kalacak…

Ahlaklı bir yaşamı içselleştirmek çok önemlidir.

Söylemde değil eylemde insan olmak…

Kabul edelim; insanız ve yeni yılı güzel karşılamak için sevdiklerimizle bir araya geliyoruz.

Eğleniyoruz…

Eğlenirken, düşünmeliyiz de!

Geçmişin hesabını vermeli, zamanın kıymetini bilmeliyiz.

Dünyanın bir döngüsü var ve bu döngüde dünya hızla yol alıyor.

Dini ve milli bayramlar döngü çentikleridir.

Kendini kontrol et, hatalarından, günahlarından arın ve yola devam et…

Tabii ki insanız çoğu zaman hatalar yapabilir, dünyevi işlere çok değer verebilir, insani değerlerden uzaklaşabiliriz.

Günler ve haftalar…

Önemli günler…

Hepsi bizim için…

Yeter ki biz bu önemli günlerden ders alıp, günahlarımızdan arınalım.

Her yıl önemli bunu bilelim.

Bu inançla yeni yıl her birimiz için iyi bir başlangıç olsun.

Bir yıl boyunca iyilikte yarışalım.

Sevgiyi, saygıyı, dostluğu, dayanışmayı büyütelim, halk ve ülke olarak insani değerlerde dünya ülkeleri arasında rakipsiz olalım.

Ne dersiniz?

YENİ YIL

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Antalya Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!