USD48,26
EURO56,09
GBP65,43
BIST14.334,06
GR. ALTIN6.909,00
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

30 Ağustos Kutlamalarının Düşündürdükleri…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Kemer Belediyesi Cumhuriyet Orkestrası’nın Cumhuriyet Meydanı’nda verdiği konseri izledim. Konser öncesinde geleneksel fener alayı ve bayrak yürüyüşü düzenlendi. Ellerinde meşaleler ve Türk bayraklarıyla yürüyen Kemerliler, ardından Cumhuriyet Meydanı’nı doldurarak Zafer Bayramı coşkusuna ortak oldular.

Orkestra ve sanatçı Bayram Kasap’ın seslendirdiği şarkılara yurttaşlarımız zaman zaman hep bir ağızdan eşlik etti. Programda gençlerin ay yıldızlı tişörtleriyle sunduğu Zeybek gösterisi ise görülmeye değerdi.

Gençleri izlerken düşündüm. Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun da konuşmasında belirttiği gibi, bugünlere kolay gelinmedi. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından işgale uğrayan Anadolu’da Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’yi başlattı. Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerinden sonra bağımsızlık mücadelesi, 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıyla yeni bir aşamaya ulaştı. İnönü savaşlarının ardından 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta kesin zaferle sonuçlandı.

Ülkemizi paylaşmak isteyen emperyalist güçlere karşı, yokluk ve büyük zorluklar içindeki milletimiz Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde bağımsızlığını kazandı. Atatürk’ün Büyük Taarruz sırasında verdiği “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emri, askeri zaferin yönünü gösteriyordu.

Ancak kazanılması gereken yalnızca savaş değildi. Ulaşılması gereken başka hedefler vardı. Zaferin ardından bağımsız ve çağdaş bir devlet kurma mücadelesi başladı. 24 Temmuz 1923’te Cumhuriyetin doğum senedi niteliğindeki Lozan Barış Antlaşması imzalandı, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi. Atatürk bundan sonra genç Cumhuriyeti çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak amacıyla köklü devrimlere yöneldi.

Atatürk, Cumhuriyetin ve devrimlerin gelecekte çeşitli tehlikelerle karşılaşabileceğini de öngörüyordu. Bu nedenle 1927’de CHP’nin Büyük Kongresi’nde okuduğu Nutuk’un sonunda Türk gençliğine seslenerek birinci vazifelerinin “Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek” olduğunu vurguladı. Karşılaşılabilecek güçlüklere, tehlikelere işaret etti.

Kemer Cumhuriyet Meydanı’nda Zeybek oynayan gençlerimizi izlerken Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini düşündüm.

Ay yıldızlı tişörtleriyle, başları dik ve elleri havada sanki şöyle diyorlardı:

“Atam, sen rahat uyu. Bizlere emanet ettiğin bağımsızlığı ve Cumhuriyeti sonsuza kadar koruma ve savunma kararlılığındayız. Karşımıza çıkabilecek her türlü güçlüğe, tehlikeye karşı da mücadele edecek iradeye sahibiz.”

30 Ağustos’un bize hatırlattığı en önemli gerçek de budur: Zaferi kutlamak kadar, o zaferle kazanılan bağımsızlığa ve Cumhuriyete sahip çıkmak da gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzdur.

Gürsel Demirok

30 Ağustos Kutlamalarının Düşündürdükleri…

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!