USD45,58
EURO52,96
GBP60,68
BIST14.367,60
GR. ALTIN6.640,30
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

Heybeliada Ruhban Okulu açılıyor mu?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fener Rum Patriği Bartholomeos, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Atina’da, yıllardır tartışma konusu olan Heybeliada Ruhban Okulu’nun Eylül ayında “görkemli bir açılışla” yeniden faaliyete geçeceğini duyurdu.

Açılış için artık geri sayımın başladığını belirten Bartholomeos, “Önümüzdeki aylarda okul kompleksindeki kapsamlı yenileme çalışmaları tamamlanacak. Eylül ayında da açılışı kutlayacağız” dedi.

Ruhban Okulu konusu Bartholomeos ile Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis görüşmesinde de gündeme gelmiş. Miçotakis, “Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasıyla ilgili bize ulaştırdığınız olumlu haberler son derece önemli. Bunun uzun zamandır arzuladığınız tarihi bir karar olduğunu biliyorum” demiş.

Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasına öteden beri bir tepki mevcuttu. Patriğin Atina’da yaptığı açıklamadan sonra konu yeniden gündeme taşındı.

Eleştiriler ve egemenlik tartışmaları

Lozan Antlaşması hükümlerine aykırı şekilde Ege adalarının silahlandırılması, Dedeağaç’ta Türkiye’ye baskı unsuru gibi konumlandırılan ABD askeri varlığının giderek büyümesi, karasularını 12 mile çıkarma yönündeki aşırı ve dayatmacı talepler, Batı Trakya Türklerinin kimlik ve temsil hakları üzerindeki baskıların artması ve Türkiye sınırları içindeki Fener Rum Patrikhanesi’nin “ekümeniklik” iddiasını uluslararası siyasi statüye dönüştürme çabaları ortadayken, Heybeliada Ruhban Okulu meselesinin gündeme getirilmesi özellikle milliyetçi çevrelerce eleştiriliyor.

Patrikhane’nin özerklik talebinin Türkiye’nin egemenlik haklarıyla çeliştiği belirtiliyor. “Okulun eğitime açılmasının Türkiye’nin kendi yasalarına uymaması, vatandaşları arasındaki eşitlik ilkesine aykırı davranması, Lozan’ın dışına çıkması ve bugüne kadar yürütülen siyasetten sapması anlamına gelecektir. Bu da Patrikhane’nin statüsünde değişikliğe gidilmesi yönündeki talepleri artıracaktır” deniliyor.

Geçmişte yaşananları anımsatanlar, Ruhban Okulu’nun yeniden açılması halinde ülkemiz içinde bir “fitne yuvası” ve “tehdit unsuru” olabileceği yolunda paylaşımlar yapıyorlar.

Fener Rum Patrikhanesi’nin “ekümeniklik” iddiasını, sadece dini bir ünvan olarak değil, siyasi bir statü talebi olarak değerlendiren çevrelere göre; Lozan Antlaşması ile sınırları çizilen ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına tabi olan bir kurumun, “Vatikan benzeri” bir devletçik statüsüne kavuşturulmaya çalışılması, Türkiye’nin egemenliğine yönelik bir tehdit.

Akademik bakış açısı

Akademik çevreler ise şu hususları vurguluyorlar:

“Heybeliada Ruhban Okulu konusunda, genellikle azınlık hakları, ibadet özgürlüğü, insan hakları gibi kavramlar kullanılarak; Heybeliada Ruhban Okulu’nun ‘uluslararası’ teoloji üniversitesi olarak, doğrudan Patrikhane’ye bağlı olarak açılması ve faaliyet göstermesi gerektiği iddia edilmektedir. Avrupa Birliği hukuku dahil uluslararası hukukun hiçbir normu, egemen bir devlete, kendi topraklarında yaşayan azınlığa, çoğunluğa dahi tanımadığı imtiyazları vermek gibi bir yükümlülüğü yüklemiş değildir.”

Patrikhane’nin, kendisine bağlı “uluslararası” bir teoloji okulu açılması talebinin bir imtiyaz teşkil edeceği ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk mevzuatı çerçevesinde mümkün olamayacağı belirtiliyor. Türkiye’nin meseleye salt hukuki çerçevede yaklaşması ve “tolerans”, “jest” gibi gayri hukuki kavramlarla hareket etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Batı’nın çağrıları ve siyasi süreç

Ruhban Okulu’nun açılması yönünde yıllardır Batı’dan çağrılar geliyor. ABD Başkanı Barack Obama 2009 yılında TBMM’de yaptığı konuşmada bu talebi dile getirmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eylül 2025 tarihinde Washington’da Başkan Trump ile yaptığı görüşmede bu konunun da gündeme geldiğine, Erdoğan’ın “üzerlerine ne düşerse yapmaya hazır olduğunu söylediğine” işaret olunmuştu.

Heybeliada Ruhban Okulu meselesi AKP iktidar olmadan da gündemdeydi; ancak o tarihlerde devletin “kırmızı çizgileri” gereği bu telkinlere sırt çevrilirdi. Günümüzde ise Ankara’nın bu konuda yeşil ışık yakacağı izlenimi güçleniyor.

Neden kapatıldı nasıl açılacak?

Kapanış süreci: 1971’de Anayasa Mahkemesi bütün özel yükseköğretim kurumlarının bir devlet üniversitesine bağlanmasını kararlaştırdı. Patrikhane, okulun Türk üniversitelerine bağlanmasını istemeyince okul kapatıldı.

Patrikhanenin talebi: Okulun hiçbir üniversiteye bağlı olmadan, MEB denetiminde ancak müstakil bir yapıda açılmasını, yabancı öğretmen ve öğrenci kabul edilmesini istiyorlar.

Hükümetin formülleri: Geçmişte vakıf bünyesinde önlisans programı veya “karşılıklılık” ilkesi (Gümülcine’deki Türk öğretmen sayısı karşılığında) gibi formüller denendi ancak sonuç alınamadı.

Güncel durum: Patrik’in Atina açıklaması, uygulanacak formül konusunda bir anlaşmaya varıldığı izlenimini veriyor. Mevzuatta ne gibi değişiklikler yapılacağını ve iktidar kanadından gelecek açıklamaları bekleyip göreceğiz.

Fotoğraf: Adalar Vakfı

Okumaya Devam Et….

Fener Rum Patriği Bartholomeos’un Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun eylül ayında “görkemli bir açılışla” yeniden faaliyete geçeceğini açıklaması hiç bitmeyen polemikleri yeniden alevlendirdi.

Patrik Bartholomeos (manşetteki küçük fotoğraf), Yunanistan’ın başkenti Atina’da yaptığı açıklamada, okuldaki yenileme çalışmalarının birkaç ay içinde tamamlanacağını söyledi.

Heybeliada’nın çam ormanlarıyla kaplı yüksek tepelerinden birinde yükselen Heybeliada Ruhban Okulu, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çok katmanlı bir tarihin sembollerinden biri olmasının dışında bitmeyen siyasi polemiklerin öznesi. Resmî adıyla “Halki Ruhban Okulu” olarak bilinen yapı, Ortodoks dünyası açısından büyük manevi öneme sahip.

1844 yılında İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi tarafından kurulan okulun inşa edildiği yer, Bizans döneminden beri dini önem taşıyan Aya Triada (Kutsal Üçleme) Manastırı’nın bulunduğu alanda yer alıyor. Sultan Abdülmecid döneminde açılan okul, özellikle Ortodoks din adamı yetiştirmek amacıyla faaliyet göstermeye başlamıştı.

19.yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu çok uluslu ve çok dinli yapısını korurken, Rum Ortodoks toplumu da eğitim ve dini kurumlar açısından önemli bir canlılık yaşıyordu. Heybeliada Ruhban Okulu bu ortamda kısa sürede Ortodoks dünyasının en saygın ilahiyat merkezlerinden biri hâline geldi.

Okul yalnızca İstanbul’daki Rum toplumu için değil; Balkanlar, Yunanistan, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’daki Ortodoks toplulukları için de önemli bir merkezdi. Burada eğitim alan birçok din adamı ilerleyen yıllarda metropolit, patrik veya önemli kilise yöneticileri oldu.

Fener Rum Patriği Bartholomeos da okulun mezunları arasında. Bu nedenle kurum, Patrikhane’nin ruhani ve entelektüel hafızasının önemli parçalarından biri olarak görülüyor.

Bugünkü ana bina, 1894 İstanbul depreminde zarar gören eski yapının yerine 1896 yılında yeniden inşa edildi. Neo-klasik mimari özellikler taşıyan yapı; geniş koridorları, yüksek tavanları ve denize hâkim konumuyla dikkat çekiyor.

Okulun en önemli bölümlerinden biri de zengin kütüphanesidir. Burada binlerce nadir dini eser, el yazması ve tarihî belge bulunmaktadır. Heybeliada’nın sessiz doğasıyla birleşen bu atmosfer, yapıya hem mistik hem de akademik bir kimlik kazandırır.

Kapanış süreci

Ruhban Okulu, 1971 yılında Türkiye’de özel yükseköğretim kurumlarını etkileyen anayasal düzenlemeler sonucunda faaliyetlerini durdurdu. Anayasa Mahkemesi’nin özel yükseköğretim kurumlarıyla ilgili kararı sonrasında okulun yükseköğretim bölümü kapandı ve o tarihten bu yana eğitim verilmedi.

Ancak bina Patrikhane’nin mülkiyetinde korunmaya devam etti ve zamanla yalnızca dini değil, diplomatik ve siyasi bir sembole dönüştü.

Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması konusu uzun yıllardır Türkiye’nin iç siyasetinde ve dış ilişkilerinde tartışılan başlıklardan biri.

Okulun açılmasını destekleyen çevreler şu argümanları öne çıkarıyor:

Türkiye’deki dini özgürlüklerin güçlendirilmesi,

İstanbul Rum Patrikhanesi’nin din adamı yetiştirme ihtiyacının karşılanması,

Türkiye’nin çok kültürlü tarihî mirasının korunması,

Avrupa Birliği standartları ve insan hakları açısından olumlu bir adım olması.

ABD, Avrupa Birliği ve Yunanistan gibi aktörler de yıllardır okulun yeniden açılmasını destekleyen açıklamalar yapıyor. Özellikle ABD Dışişleri raporlarında ve AB ilerleme raporlarında konu sık sık gündeme geliyor.

Karşı çıkan görüşler

Karşı çıkan çevreler ise konunun yalnızca dini özgürlük çerçevesinde değerlendirelemeyeceğini belirterek şu argümanları öne çıkarıyor:

Lozan Antlaşması’nın dengeleri,

Patrikhane’nin “ekümenik” statü iddiası,

Türkiye-Yunanistan ilişkileri,

Batı Trakya’daki Türk azınlığın hakları,

Karşılıklılık ilkesi

Bazı çevreler, okulun yeniden açılmasının Patrikhane’nin uluslararası siyasi etkisini artırabileceğini savunuyor. Bu nedenle konu zaman zaman egemenlik ve ulusal güvenlik tartışmalarına kadar uzanıyor.

Türkiye’nin yaklaşımı

Türk hükümetleri farklı dönemlerde konuya ilişkin daha yumuşak veya daha mesafeli açıklamalar yaptı. Zaman zaman okulun açılabileceğine dair sinyaller verilse de bugüne kadar somut bir adım atılmadı.

Bazı yorumculara göre Ankara, Ruhban Okulu konusunu Yunanistan ile azınlık hakları ve Batı Trakya meselelerinde diplomatik bir denge unsuru olarak da değerlendiriyor.

Bugün okul aktif eğitim vermese de Heybeliada’nın en dikkat çekici tarihî yapılarından biri olmayı sürdürüyor. Uluslararası heyetler, akademisyenler ve din insanları tarafından ziyaret edilen yapı, İstanbul’un çok kültürlü geçmişinin yaşayan sembollerinden biri olarak kabul ediliyor.

Fotoğraf: Darwinek

Heybeliada Ruhban Okulu açılıyor mu?

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!