USD44,30
EURO51,39
GBP59,86
BIST13.047,72
GR. ALTIN6.622,77
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

Sahur ve iftarın baş tacı ÇORBA

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anadolu’nun 6 bin yıllık lezzeti sahur ve iftarın baş tacı

Ramazan sofranızdan çorbayı eksik etmeyin, midenizi rahatlatın

Türk mutfağında çok önemli bir yere sahip olan çorba, Ramazan sofralarının da vazgeçilmezi. KKTC Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Kurucu DekanıProf. Dr. Sevinç Yücecan, özellikle Ramazan’da çorbaların sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini belirterek, “Geleneksel çorbalar veya hazır çorbalar her öğün tüketilebilir. Çorba, besleyici özelliğinin yanı sıra hem tok tutuyor hem de sindirim sistemini rahatlatıyor” dedi.

Her mevsim tüketilebilme özelliği ile Türk mutfağının gözde yiyeceklerinden olan çorba, yüzyıllardır sofralarımızın vazgeçilmezi. Osmanlı saray mutfağında yepyeni reçetelerle sanata dönüşen çorbanın, Anadolu’daki varlığının 6 bin yıl öncesine dek uzandığı tahmin ediliyor. Binlerce yıllık geçmişe sahip olan çorba, hem tok tutması hem de sindirim sistemini rahatlatması nedeniyle Ramazan sofralarının da baş tacı.

KKTC Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Kurucu Dekanı, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Sevinç Yücecan, özellikle Ramazan’da çorbaların sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Yücecan, “Oruç tutanlarda su kaybı olduğu için geleneksel çorbalar veya hazır çorbalar, komposto, hoşaf gibi yiyecekler iyi birer seçenek olabilir. Geleneksel çorbalar veya hazır çorbalar hem sahurda hem de iftarda tüketilebilir. Yemeğe bir kase çorba ile başlamak hem mideyi yemeklerin sindirimine hazırlar, hem vücudun su dengesini korur, hem de tokluk hissi verir” dedi.
Prof. Dr. Yücecan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İftarda ağır hamur işi yiyecekler, kızartmalar, baklavalar yerine çorbalar, haşlanmış-ızgara veya fırında pişirilmiş et ya da tavuk veya hindi, sebze yemekleri, bol salata ve meyve yenilebilir. Tatlı olarak daha hafif olduğu için sütlü ve ( sütlaç muhallebi ) meyveli tatlılar ( elma, kabak, ayva tatlısı) tercih edilmelidir. Sahurda emilimleri diğer besinlere kıyasla daha yavaş olan, kan şekerini daha yavaş yükselten ve diğer besinlere kıyasla daha daha fazla tokluk hissi oluşturan et, süt, peynir, yoğurt, yumurta gibi besinler ve/veya bu besinlerden oluşan çorbalar, yemekler tüketilmelidir.”

Sahur ve iftarın baş tacı ÇORBA

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Antalya Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!