USD48,09
EURO56,19
GBP65,70
BIST14.473,42
GR. ALTIN7.208,04
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

YAŞ ALMAK

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

YAŞ ALMAK

Bugünlerde en çok kafama takılan konulardan birisidir şu yaş meselesi. İnanın ne zaman yaşlandık ne zaman bu yaşlara geldik şaşıp kalıyorum.

Daha dün sokaklarda koşup oynayan, kafasında oyundan başka bir düşüncesi olmayan çocuktuk.

Büyüdük, doğrudur.

Genç olduk…

Yirmili yaşlar…

Otuzlu…

Ve ellili yaşlardayız.

Bir göz açıp kapama kadar kısa bir zaman dilimi, inanın elli yılın hikayesi…

Filim şeridi gibi…

Bir zaman şeridi…

Yirmili yaşlara alışmak kolay olmadı.

Otuzlu yaşlara hiç alışamadık.

Kırklı, ellili yaşlar artık, ruhla bedenin uyum arz ettiği yaşlar…

Alışmayı bırakın dünyaya gelmenin, ölümle yüzleşmenin isyanı…

Neden doğdum…

Neden varım…

Beden elli, ruh yirmi…

Git geller…

Bu ben miyim?

Hala çocuk kafası…

Ama koca koca çocuğun var.

Dünyaya gelmişsin işte…

Uyacaksın gidişe…

Yaşam; doğanın döngüsü diye kırk kez konu ettik, yazdık, çizdik, meseleyi derinlemesine konuştuk…

“İnsanların en çok haşır neşir olduğu eğitimdir ama en az bilinende eğitimdir.” derim, yaşamda öyle….

İnsanlar, yaşam döngüsünün içinde nasıl yaşaması gerektiği konusunda çok da bilinçli değil…

Genç kalmalı insan yaş alsa da…

Elini yaşamdan çekmemeli…

En çok kızdığım; kırklı, ellili yaşlardaki insanların yaşamdan kopmaları, elini, eteğini her şeyden çekmeleri; yaşlılık moduna girmeleri…

Ellili, altmışlı yaşlarda; parklar, çay bahçeleri, kahvehaneler vakit geçirme mekanları oluveriyor.

Günler geçirilmesi gereken bir zamana dönüyor.

Boş, beleş…

Görüyorum sosyal medyada; yabancı ülkelerde seksen, doksan yaşında adamlar, bir şeylerle uğraşıyorlar.

Üretimin yapıyorlar…

Onlar yaşlandım, demiyor, yaş aldım, diyorlar…

O kafadalar…

Yaşlanmakla, yaş almak farklı şeyler…

Yaşlanmak; ruhun, bedenin yorulması, tükenmesi demektir.

Yaş almak; insanın biyolojik olarak büyümesidir.

Ülkemizde insanlar hep yaşlanırlar, yaş almazlar; o nedenle de paklar, cami avluları, yol kenarları, kahvehaneler yaşlı insanlarla doludur.

Onlar için gün bitirmek sanki büyük bir nimettir.

Akşam olmasını iple çekmek…

İslam’da şöyle bir hadis vardır: “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalış.”

Konumuzun tam karşılığı değil bu söz ama sonuçta; insanların yaşam boyu bir uğraş içinde olması gerektiğini anlatmaya çalışıyor.

Konu biraz dağıldı biliyorum.

Yaş aldıkça insan tabii ki kafası biraz karışıyor; “Ben bu yaşa ne zaman geldim? Şimdi bu ben miyim?” sorgusunu soruyor, diğer taraftan “yaşam devam ediyor, hala yaşanacak güzel, yaşamı kaçırmayayım.” Kafası da var.

Biraz da bilgi, bilinç meselesi.

Dünyayı algılamak önemli…

Nereden baktığın önem arz ediyor.

İnsan son nefesine kadar yaşamanın tadını çıkartmalı, kaliteli bir şekilde yaşamalıdır.

Hayata “yaşlandım” kafasıyla değil, “yaş aldım” kafasıyla bakmalıdır.

Bunu da yapacak olan insanın ta kendisidir!

YAŞ ALMAK

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Antalya Kadın ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!