Din sevgi içindir ama…
Tevrat; ‘Kanun, Şeriat’ demektir, İsrail Oğullarından, Hz Musa’ya gelmiştir,
Zebur; ‘Yazılı Şey’ demektir, İsrail Oğullarından (diye rivayet edilir) Hz Davut’a gönderilmiştir,
İncil; ‘Müjde, Öğretmek’ demektir, İsrail Oğullarından Hz. İsa’ya gelmiştir,
Kuran; ‘Toplamak, Okumak’ demektir, Arap Kavminden Hz Muhammet’e gönderilmiştir.
İlahi dinlerin tamamının Ortadoğu Coğrafyası’na gönderilmiş olmasının sebebi hakkında çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan birisi de o dönemde orada yaşayanların çok azgın, zalim, sapık ve ahlaksız oldukları hakkındadır ve Tanrı’nın bunları vahiy yoluyla ıslah etmek için dört defa Peygamber ve onlarla da emirlerini içeren ‘Kitap’ gönderdiğini şeklindedir.
(Günümüze baktığımızda pek de düzeldiklerini söyleyemeyiz)
Tek Tanrılı İlahi Dinlerin Mezopotamya, Arabistan eksenindeki Ortadoğu Bölgesinde çıkmış olması, sanki o bölgenin tüm dinlerin vatanı gibi algısını güçlendirmiş olabilir. Ama insanlar Ortadoğu’daki dinlerden bağımsız olarak Amerika Kıtası, Uzakdoğu, Asya gibi yeryüzünün farklı bölge ve kıtalarında Tanrı kavramını içeren, çeşitli inanç sistemleri de oturtmuşlardır.
Budizm;
İlk Hindistan’da ortaya çıkmış, daha sonra zaman içinde Güney, Güneydoğu ve Doğu Asya’da Çin, Japonya, Kore, Moğolistan, Nepal, Sri Lanka, Tayland ve Tibet gibi ülkelere yayılmış ve hala bu inançla Dünyada sayıları 500 milyona ulaşan insan toplulukları mevcuttur.
Zerdüştlük;
Doğa, toplum ve insan gerçeğine ilişkin bilimsel perspektiflerin yanı sıra, örneğin Antikçağ Yunan Filozoflarının hareket noktasını, Zerdüşt inanışının geliştirdiği kavramlara dayanır. İslam dininden önce Kürtler, özellikle Perslerin de etkisiyle Zerdüştlük dinine mensup olarak çok uzun dönem yaşamışlardır.
Şamanizm;
Evren insan, hayvan ve bitkiler âlemi olarak bir bütündür. Dünya ve gök yaratma eylemi gerçekleştiğinde bu bütünlük tamamlanmış demektir. Semah dönüşlerinde Evreni kutsar, bundan dolayıdır ki yaşam Şamanizm’de kutsaldır.
Bunlar birkaç örnek.
Hepsinin adını saymaya da bilmeye de imkân yok. Ama bildiğimiz ve okuyarak öğrendiğimiz bir şey var. İlahi dinlerden önce yani Çok Tanrılı Dinler zamanında da dinlerin tamamına yakınının ortak noktası ve inanç kaynağı Sevgi ve Saygıydı.
Gelin görün ki, sevgi ve saygı ortak paydalı dinlerin beşiği bu Müslüman Coğrafyasında on yıllardır kan gövdeyi götürmekte…
Barış yerine savaş,
Dostluk yerine, düşmanlık,
İyiliklerin yerine, kötülük,
Din yerine adeta dinsizlik hüküm sürmektedir…
İslam dininin hüküm sürdüğü bu coğrafya Hz. Muhammet’in Hakka yürümesinden sonra bazı dönemler haricinde hep kötülüklerin diyarı, şerlerin yurdu olarak anılır olmuştur.
İslam Dini en son dindir,
İslam Dini sevgi ve hoşgörü dinidir,
İslam Dini adalet dinidir…
Ama bazı sözde dindar, önder, imamlarının nadir de olsa İmansızlık konusunda birbirleriyle yarışıyorlar…
Din adına konuşan dinsizler dinimizin adaletleştirilmesine adeta yarışıyor, bazı dinsiz kemirgenler dinimizi itibarlaştırıyor…
Sevgisizlik tavan yapmadan, katillik görevimiz sayılmadan,
Akan kan biran önce durmalı, beklenen adalet yerini bulmalı…
Ölen de Müslüman, öldüren de,
Her şeyden önce ölende, öldürülende Allahın yaratığı insanlardır.
Bu böyle gitmez, gitmemeli de…
Binali EFE
binaliefe@hotmail.com




